Bak Yine Sonbahar
Rüzgar esiyor sabah serinliklerinde,
Güneş doğsam mı, doğmasam mı derdinde,
Buz gibi soğuk suları üşütüyor ellerimi,
Kalakalıyorum söğüt gölgeliklerinde…
Yaprak dökümü başlamış besbelli,
Sarı mı, yeşil mi kalsam düşüncesinde ağaçlar,
Üzümler şekerlenmiş elmalar tatlı,
Bağ bozumu başlamış güzel yurdumda…
Bostan tarlaları hep sere serpe,
Kökenler kurumuş, karpuzlar çatlak,
Kavunlar sararmış, bal tutuyor parmaklar,
Çardak altlarında toplanmış yer yatakları…
Serçeler yine bizimle kaldı bu yıl da,
Kırlangıçlar, leylekler uçup gittiler.
Söğüt altlarına, kavaklıklarda,
Hayâl dünyamızda yapraklardan dev evler…
Masal anlatıyor bak ağabeyim,
İlk sigaralarımızı içiyoruz çocukluğumuzun,
Göklere savrulan dumanlarıyla,
Mutlulukla doluyoruz, uçuşuyoruz…
Masal desem masal değil,
Gerçeğin ta kendisi…
Beni sonsuz yaralıyor,
Bu sonbahar hikayesi…
Aydın ASIL


Bir yanıt yazın