Bilinmeyen Şiirler: Nurullah Genç – Nereden Bileceksin

You are currently viewing Bilinmeyen Şiirler: Nurullah Genç – Nereden Bileceksin

Yaşayan şairlerimizden Nurullah Genç‘in harika bir şiiriyle dokunuyorum kapınızın tokmağına. Eşik koymamışsınızdır umarım gönlünüzün kapısına, takılıp düşmeyelim diye.

İletişimin arttığı ama iletişimsizliğin azalmadığı bu garip çağda üç beş güzel dizeye aşina kılabilirsek kulaklarımızı, belki kavgalarımıza bir son verir, birkaç çocuğun gülümsemesine şahit ve ortak olur, daha yaşanılır bir yer olsun diye dünyamız hayat felsefemizi yeniden gözden geçiririz.

Sözü uzatıp sözün güzeline ulaşmayı geciktirmeyelim. Biz susalım, Nurullah Genç konuşsun artık: “Nereden bileceksin, şehrin sokaklarında / Kaybolan ışıkların gözlerim olduğunu” desin. Dalalım şehrin sokaklarına.

Nereden Bileceksin

O eski hülyaların sahile vurduğunu
Yakama bir muamma taktığım gün hatırla
Gurbetin mahşerimde bir sıla bulduğunu
Dağlar gibi eriyip aktığım gün hatırla

Nereden bileceksin, şehrin sokaklarında
Kaybolan ışıkların gözlerim olduğunu
Her seher yüreğimde açan karanfillerin
Her akşam ellerimde sararıp solduğunu
Nereden bileceksin

Kim bilir, belki bir gün kapıma geleceksin
Siyah tüylü martılar yorgun pencerelerde
Benimle ağlayacak benimle güleceksin
Göğsümde ızdırabı deniz fenerlerinin
Hayatımdan fışkıran hüzne gömüleceksin

Her şairin bir gülle bahtiyar olduğunu
Bir sana bir göklere baktığım gün hatırla
Gönlümün kahrın ile ihtiyar olduğunu
Sigaramı sessizce yaktığım gün hatırla

Bilemezsin içimde bir denizdir yaşamak
Sen denizin en uzak noktasında şen şakrak
Ben kırgın dalgalarla avunurum derinde
Gemilere yosunlu mendiller bağlayarak

Nereden bileceksin fesleğen köklerinin
Hercai bulutlardan bıkıp usandığını
Ansızın kayıveren yıldızların ardında
Vuslatı bekleyen bir kalbin yandığını
Nereden bileceksin

Okumalısın:  Bilinmeyen Şiirler: Yavuz Bülent Bâkiler - Gözlerin İstanbul Oluyor Birden

Yağmura boyun büken susuz topraklar gibi
Kim bilir belki bir gün kapıma geleceksin
Sinesinde bi-vefa bir sırrı saklar gibi
İnfazına yürüyen ölü tutsaklar gibi
Gözlerinin hicranlı yaşını sileceksin

Tatlı bir rayihanın göklere dolduğunu
Irmaklara karışıp aktığım gün hatırla
Gölgelerin ruhumu görüp kaybolduğunu
Mavi bir şimşek gibi çaktığım gün hatırla

Gülümse ve uzaklaş çünkü anlayamazsın
Bu kopan fırtınayı Yusuf’un yüreğinde
Koyu bir çaresizlik ayinidir yalnızlık
Züleyha’nın menekşe büyüyen gözlerinde

Nereden bileceksin kayalara tutunan
Devlerin birer birer vurulup öldüğünü
Rüyaları süsleyen eşsiz mücevherlerin
Bir dervişi görünce yere döküldüğünü
Nereden bileceksin

Kim bilir belki bir gün kapıma geleceksin
Kollarında rüzgarlı bir deprem karanlığı
Kapı aralığından sessizce gireceksin
Işıldayan bu gönül şahikası önünde
El pençe divan durup sen de eğileceksin

Bülbülün lalezardan neden kovulduğunu
Bu hayal zindanını yıktığım gün hatırla
Balığın susuz kalıp suda boğulduğunu
Acılar evreninden çıktığım gün hatırla

Nurullah GENÇ

Bilinmeyen şiirler defterim her gün biraz daha doluyor. Ve güzel bir defter oluyor.

close

Dur! Gitmeden abone ol.

Yeni yazı varsa haftada bir e-posta alırsın!

Beni bilgilendir
Bildirim seçiniz
guest
5 Yorum
Satır içi geri bildirim
Tüm yorumları gör
Derya
16 Kasım 2021 08.53

Şiir nedense hayatımda az ilgi duyduğum bir alan. Sevdiğim birkaç şair var onun dışında okumuyorum. Ancak blog konuklarımı yazarken yazıya uygun şiir araştırdığım sırada yeni yeni şiir ve şairler keşfettiğim de oluyor. Yine de koltuğa kurulup bir şiir kitabı okuyayımcılardan değilim ☺️

Gülten
Yanıtla  Bir Edip
18 Aralık 2021 10.22

Bilinmeyen şiirler defteriniz gerçekten güzel şiirlerle doluyor, umarım birgün hepsini bir kitaptan okuruz:) Tabi kalpten gitmemek için azar azar okumak en iyisi:)

Gülten
Yanıtla  Bir Edip
19 Aralık 2021 08.06

Varsın zehirlenmek şiirden olsun😊