Filiz’in Heykeli Nerede?

You are currently viewing Filiz’in Heykeli Nerede?

-Gözlüğüm nerede Filiz?
-Nereye koyduysan oradadır!
-Tamam, tamam. Sana soran da zaten hata.
-Hata sendeyse niye bana kızıyorsun ki?
-Kızmıyorum aşkım, belki yerini biliyorsundur diye sordum. Filiz aşkım, sana söylemeyi unuttum, ben iki gün sonra yurtdışına çıkıyorum. Şirketin bir toplantısı var. Bir hafta yokum yani.
-Bir hafta mı? Ben bir hafta sensiz ne yaparım buralarda?
-Annenlere gidersin. Ne zamandır söyleniyordun, annemlere gidip kafa dinleyeyim biraz diye. Okula oradan gidip gelirsin, fena mı olur?
-Olabilir aslında. Şu kolyemi takar mısın aşkım?
-Takarım tabi. Saçların mis gibi kokuyor yine. Tamamdır, güzel olmuş mu, bakayım bi!
-Dur, saçlarımı toplayayım da öyle bak. Nasıl?
-Saçlarını toplayınca ayrı bir güzel oluyorsun sen. Şu kolyenin ucu diyorum. Ne kadar şanslı. Bütün gününü göğsünün üstünde geçirecek yine.
-Böyle deme Taşkın ya! Utanıyorum bak.
-Gece hiç öyle demiyordun ama!
-Tamam, tamam kapat bu konuyu. Nereye gideceksiniz toplantıya?
-İspanya’ya. İbiza adasında yapılacakmış.
-Vay, hem İspanya hem İbiza adası. Orada size kim göz kulak olacak?
-Niye, ne olmuş ki bize?
-Siz var ya siz. Ben bilmez miyim sizi. Üç yakışıklı adam yalnız başına oralara gönderilir mi?
-Günahımızı alıyorsun ama.
-Tabi tabi, oradaki güzel hatunlara siz bakın. Günahı bize kalsın.
-Tövbeee! Ne zaman gördün benim böyle bir şey yaptığımı?
-Görmeme gerek yok ki. Siz erkekler, hepiniz aynısınız. Yatakta sevişirken bile yanınızdan güzel biri geçse bakarsınız. Yalan mı!
-Biraz abartmadın mı? Ben seninleyken başka birine bakar mıyım?
-Yani benimle değilken bakarsın, öyle mi?
-Senin zihnin nasıl çalışıyor gerçekten anlamıyorum.
-İşine gelmeyince hemen çevir kazı yanmasın.
-Böyle çene çalmaya devam edersek ikimiz de geç kalacağız işe.
-Tamam, hazırım. Çıkarız şimdi. Demek İbiza adası ha!
-Parfümünü mü değiştirdin sen?
-Gözünden de hiçbir şey kaçmıyor bakıyorum.
-Güzel bir şey değil mi bu? Bunca yıldır birlikteyiz. Parfümlerinin kokusunu bilmeyeyim mi? Dur bakayım, oh! Bu koku çok güzelmiş.
-Bırak artık öpmeyi. İzi kalacak şimdi. Tabi buna öpmek denirse.
-Sen de bu kadar güzel olmasaydın canım!
-İşte ben bundan dolayı güvenmiyorum size. Bir kokuyla bile baştan çıkıyorsunuz.
-Endişe etme. Güvenmiyorsan her saat ararsın beni. Görüntülü konuşuruz. Takip edersin canım benim.
-Ergen miyim ben? Niye dalga geçiyorsun? Seni çok seviyorum ve kıskanıyorum. Sen her şeyinle benimsin.
-Ne düşünüyorum biliyor musun? İstersen kışın aynı adaya beraber gidelim. Bu şehrin soğuğundan da uzaklaşmış oluruz biraz.
-Olmaz. Sahiller hatun kaynarken kendi başına gideceksin. İn cin top oynarken ikimiz, öyle mi?
-Aynen. Seni kıskanıyorum diyorsun ya bana. Ben de seni kıskanıyorum işte. Yunan mitolojisinden çıkıp gelmiş bir heykel gibi vücudun. Ben seni iğne atsan yere düşmez bir kalabalığın içine nasıl götüreyim?
-O kadar güzel miyim gerçekten?
-Fazlası var, eksiği yok. O heykelleri yapanlar seni görselerdi yeni bir çığır açarlardı eminim. Görmedikleri iyi olmuş. Yoksa bütün heykellerini toplamak zorunda kalırdım.
-Beraber çıkalım bugün. Beni okula bırakır mısın?
-Hemen çıkacaksak bırakayım. Yoksa otobüsle gitmek zorunda kalırsın.
-Tamam, sen in, arabayı çalıştır, ben kapıyı kilitleyip geliyorum.

Bunu da okudular:  Biraz İçimiz Isınsın

*                         *                         *

-Çok hızlı gitmiyor musun aşkım?
-Biraz adrenalin iyidir Filiz! Biz şoförlüğün kitabını yazmış adamız.
-Eyvah! Nasıl unuttum ya?
-Ne oldu aşkım, neyi unuttun?
-Yazmak dedin de aklıma geldi. Bugün derste farklı bir etkinlik yapalım demiştim. Birkaç kelime verip kompozisyon yazdıracaktım gençlere. Hiçbir şey düşünmedim. Hadi sen iki kelime söyle, yanına iki de ben ekleyeyim.
-Neyle ilgili olacak bu kelimeler?
-Fark etmez. Her kelime olur.
-Tamam, ilk kelime…
-Evet, ilk kelime?
-Bahar olsun. Cıvıl cıvıl…
-Tamam. Ben de çiçek ekleyeyim öyleyse yanına. Gençlere kolaylık olsun biraz. Hadi, bir kelime daha söyle.
-İkinci kelime de roman… Evet, roman olsun ki yazacak çok şeyi olsun gençlerin.
-Romanın yanına ne koyayım şimdi ben. Dur bakalım, ne olsun?
-Sözlüğü mü tarıyorsun, söyle birini işte.
-Roman… roman… Tamam maske olsun diğer kelime.
-Maske mi? Bahar-çiçek tamam da roman-maske ne alaka?
-Boş ver sen! Vardır bir ilgisi. Sen kafanı yorma böyle şeylere. Kelimeler bizim işimiz. Ben senin İbiza adana kafa yoruyor muyum hiç?
-Tabi, tabi! Kafa mı yorarsın sen böyle şeylere? Hiç yormazsın. İş toplantısına gidiyorum dedim. Bütün erkekleri tefe koydun beş dakikanın içinde.
-Buldum. İbiza’yı da ekleyeceğim kelimelerin içine. Beş harika kelime oldu bence: İbiza, bahar, çiçek, roman, maske.
-Gençler İbiza’yı sorarlarsa hatunları anlatma ama onlara. 🙂
-Pisliksin sen!


Kelime oyunu sekizinci haftaya ulaştı. Bu hafta sadece diyaloglardan oluşan bir hikâye yazmaya çalıştım. Beğenirseniz haberim olsun. 🙂 Bu haftanın kelimelerini sevgili Andromeda verdi. Haftanın kelimeleri: İbiza, bahar, çiçek, roman, maske.

Yeni yazıları takip etmek ister misin?

Beni bilgilendir
Bildirim seçiniz
guest
12 Yorum
Satır içi geri bildirim
Tüm yorumları gör
Bigudili Anne Blogger
21 Ocak 2021 22.25

Ilk yorum hakki benim🤪 bir edip, sen yazmışsın, olmuş… kalemine sağlık.

Cem Kazan
23 Ocak 2021 21.16

Sabah sabah İbiza tartışması 🙂

Cem Kazan
Yanıtla  Bir Edip
24 Ocak 2021 05.28

Peki yazar burada ne anlatmak istemiş 🙂

Mustafa
25 Ocak 2021 01.34

Yalnız diyalog üzerinde gerçekleşen bir yazı hiç aklıma gelmemişti. Konu ve yazının dışında bu fikir, beni şaşırttı be şaşırmaktan da genellikle memnun olurum. Teşekkür ederim.
Bu etkinlik üzerine iki söz de ben ekledim. Sizi de bekliyoruö sayfama.

Sessizgemi
25 Ocak 2021 15.27

Ay eşini de alsın gitsin bi tatil yapar kadın onlar çalışırken hahah 😀 güzel olmuuş 🙂

Gülten
19 Mart 2021 19.29

Ben biraz gecikmiş olsam da ne güzel bir hikâye olmuş:)