2016 bitiyor nihayet. Bitsin. Sanki bitmesin desek bitmeyecek. Yılbaşı denilen ve özel anlamlar yüklenen geceye ramak kalmışken yazıyorum bu yazıyı. Benim için bir anlamı yok bu gecenin. Dün ve önceki gün diyebileceğim yılbaşı gecelerinin de bir anlamı yoktu.
Takvim kavramı başlı başına bir problem zaten. Kullandığımız bütün takvimler başladığı varsayılan yılın öncesinde de kullanılan takvimler olduğuna göre biz neyin hesabını tutuyoruz ve kutlamasını yapıyoruz bilmiyorum. Aman boş ver, buna da mı ben kafa yorayım?
Nasıl geçti 2016? Ne öğrendik bir yıl içinde? Neleri ve kimleri kaybettik? Hayatımıza yeni ne ve kim girdi? Daha onlarca soru eklenebilir. İçinizden ‘evet, eklenebilir’ diyorsunuz, ekleyin işte. Her şeyi benden beklemeyin.
Çok şey söylenebilir 2016 için ama gidenlerin ardından konuşmayı sevmiyorum. Sevseydi gitmezdi. Belki kalması için güzel gerekçeler sunamadık, o da gitti. Biz gelene bakalım. 2017 güzel bir yıl olacak mı, kıymetini bilecek miyiz, yoksa önceki onlarca yıl gibi heba olup gidecek mi?
Kendi adıma bir beklentim yok 2017’den. Hatta benim 2023’ten bile bir beklentim yok. Ben, gün içinde karnım doyuyor mu, buna bakarım. Akşam başımı yastığa koyduğumda içimde bir huzur varsa bu yeter bana. Gerçi ben çoğu gece o iç huzurunu duyuncaya kadar bile uyanık kalamıyorum yastıkta. Bu da ayrı bir huzur işte.
Bu yazıyı 2016’nın son günü mü 2017’nin ilk günü mü yayınlasam bilemedim. Benim bütün derdim bundan ibaret. İki yıldan birinin gönlü kalacak kesin ama ikisini de kırmaya gönlüm el vermiyor.
Şimdi pek çokları bir yerlerde içiyor ya da ilerleyen saatlerde içecek. İçsinler. “Ben Müslümanım, yılbaşı kutlamam.” diyenler bile bu akşam için özel bir şeyler aldı eve. Hiçbir şey yapmadıysa dahi ya çıkarsa diyerek milli piyango bileti koydu günler öncesinden cebine. Bekle, çıkar! Çıkar, çıkar, sen bileti cebinden çıkar, çöpe atacaksın nasıl olsa.
Bir de şu yeni yıla nasıl girerseniz bütün bir yıl öyle geçer muhabbeti var ya, dayanamıyorum. Bu mantığa göre gülerek girersek bütün bir yıl güleceğiz, ağlarken girersek ağlayacağız. Uyurken girersek? Televizyon seyrederek, araba kullanarak, kitap okuyarak, bön bön bakarak… Uzatalım mı listeyi? Tuvalette girersek mesela? Bak bu fena olmaz. Ağzına s..ılacak o kadar çok insan var ki etrafımızda ve dünyada. Bir yıl yetmeyebilir. Farkında mısınız bir klozet kadar olsun huzur vermiyor insanların çoğu.
Ben sizi tutmayayım fazla. Keyfinize bakın. Ha, unutmadan söyleyeyim. 2017 kırılacak biraz ama yazıyı yılın son gününde yayınlama kararı aldım. Yeni yıl girmeden yetişir inşallah.
Hadi bakalım, şeytanınız bol olsun.


Bir yanıt yazın