You are currently viewing Hatıra Defterleri Hâlâ Var mı?

Hatıra Defterleri Hâlâ Var mı?

Bu yazıyı bir durakta otobüs beklerken yazıyorum. Otobüs gelinceye kadar bitirmeye çalışacağım. Hatıra defterleri üzerine kısa bir içleniş olacak. Benim hatıra defterinin bizzat kendisine ve bu defterlere hatıra yazmaya nasıl düşkün olduğumu bilenler biliyor.

Gerçekten merak ediyorum, hatıra defterleri hâlâ var mı?

Mayıs ayının ortalarına geldik. Eğitim öğretim yılının bitmesine bir ay kadar kaldı. Şimdi bir yerlerde bazı öğrenciler ellerinde bir defter, hatıra yazıyorlar, yazdırıyorlar veya yazılanları okuyorlar. Tatlı bir telaştır bu.

Hatta bazı öğrenciler öğretmenlerinin kapısını çalmış, birkaç satır da onlara yazdırmanın peşindedirler. Başarıya ulaşabilen pek azdır bunların içinde. Çünkü o çok sevdikleri öğretmenlerinin genelde vakti yoktur bu tür yazıları yazmaya. Öğrencileri çoğu zaman boş gönderirler kapılarından.

Aslında olmayan şey vakit değildir. Birkaç gerekçesi vardır bu reddedişin. Ya yapılan iş lüzumsuzdur onlara göre, ya da geleceğe bir söz bırakmaktan korkuyorlardır. Daha kötüsünü söylemeye dilim varmıyor. Yazmayı beceremiyorlar mı yoksa? Öyle ya, öğretmensen üç beş cümleyi kaş göz yarmadan yazabilmelisin.

Siz boş verin herhangi bir sebeple yazmaktan çekinen hocaları. Getirin hatıra defterlerinizi. Hiç tanımasam da ben yazarım size. Bir öğrencinin hatıra defterine yazmak için mutlaka onun öğretmeni olmaya gerek yok ki. Öğretmen olsun yeter.

Yazmaya korkan veya yazmayı beceremeyen öğretmenler! Bu sayfada yüzlerce hatıra defteri yazısı var. Okuyun bir kaçını. İçinden üç beş cümle alıp yazın siz de. Altına adınızı soyadınızı yazıp en güzel kaleminizle imzalayın. Hiçbir öğrenciyi boş vermeyin kapınızdan.

Otobüs henüz gelmedi. Bugünün hafta sonu olduğunu unutmuşum. Otobüs daha uzun aralıklarla geliyor bugün. Aslında iyi de oldu. Yazıyı rahat rahat yazabildim.

Bir otobüs durağında etrafımdaki insanlara aldırmadan, binlerce kilometre uzaktaki muhataplarıma seslenmenin hazzını yaşıyorum şu an. Mekanın ve zamanın dışında yaşamak dedikleri şey bu olsa gerek. Etrafımda akıp giden hayat benimle ilgili değil. Küçücük bir telefon ekranından giriyorum içinde olmak istediğim dünyaya. Sanal bir ekrandan gerçek bir âleme geçiyorum. Birlikte olmak istediğim insanlar, kuzucuklarım orada. Olmak istediğim yerler orada.

Biraz sanal, biraz hayal, biraz rüya. Ama hepsi gerçek.

Beni bilgilendir
Bildirim seçiniz
guest
0 Yorum
Satır içi geri bildirim
Tüm yorumları gör