Orhan Veli Kanık’ın Bestelenmiş Şiirleri

You are currently viewing Orhan Veli Kanık’ın Bestelenmiş Şiirleri

Bestelenmiş Şiirler dizisini niye yazdığımı soruyorum arada kendime. Beni en çok uğraştıran yazılar bunlar. Orhan Veli Kanık’ın bestelenmiş şiirleri için de baya bir emek harcadım. Bu yazılar için saatler boyu araştırma yapıyorum internette. Onlarca sayfayı inceliyorum. Birçok sayfada saçma sapan reklamlarla cedelleşiyorum. Youtube’da saatlerce şarkıları dinliyorum. Şairin şiiriyle ilk defa karşılaşmışsam bilgisine güvendiğim üç beş sayfadan onları teyit etmeye çalışıyorum. Velhasıl bu kadar yorgunluğa değiyor mu diye düşünüyorum.

İnternetteki bilgi karmaşasının içine sağlam bir kaynak ekleyebilir miyim, bütün derdim bu. Kirlenen internet dünyasının temiz kalan kısmına katkı sunmak. Tabi bu aynı zamanda sayfanın bilinirliğine de katkı yapıyor. Bestelenmiş şiirler için sayfaya uğramış birine birkaç da güzel yazı okutabilirsem daha ne isteyeyim. Bestelemiş şiirler diye bir bilgi arayan okuyucunun aklına ilk olarak biredip.com gelmese de Google’a böyle bir soru sorduğunda önüne bu sayfanın çıkmasını istiyorum. Belki yazılardan istifade eden biri gıyabımda bana dua eder. :))

Bugün 1940 sonrası şiirimizin öncüsü diyebileceğimiz Orhan Veli’den şiirler derledim. Orhan Veli Kanık, Türk Edebiyat tarihinin bir akım öncüsü, kısacık ömrüne uzun yıllar konuşulacak eserler bırakan ve hazin öyküsüyle yürek burkan garip şairimizdir. Ölçüsüz şiir denince akla ilk gelen isimlerden biridir Orhan Veli Kanık. Genç yaşta (36 yaşında) hayatını kaybetmiş olmasına rağmen yazdığı şiirlerle dönem damgasını vurmuş, günümüze kadar da tazeliğini muhafaza ermiştir. Klasik Türk şiirine tepki olarak kaleme aldığı şiirleriyle bugünkü serbest şiir anlayışına da kapı aralamıştır. Edebiyat derslerinden hatırlayacaksınız, Garip akımının en önemli temsilcisidir o. Hatırlamıyorsanız eğer ya edebiyat dersi okumamışsınızdır ya da edebiyat dersinize beden eğitimi öğretmeni falan gelmiştir. 🙂

Hayat hikayesini kendi kaleminden okumak isterseniz:

“1914’te doğdum. 1 yaşında kurbağadan korktum. 9 yaşında okumaya, 10 yaşında yazmaya merak sardım. 13’te Oktay Rıfat’ı, 16’da Melih Cevdet’i tanıdım. 17 yaşında bara gittim. 18’de rakıya başladım. 19’dan sonra avarelik devrim başlar. 20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim. 25’te başımdan bir otomobil kazası geçti. Çok aşık oldum. Hiç evlenmedim, şimdi askerim.”

Orhan Veli’nin bestelenmiş 32 şiirini bulabildim. Bu şiirlerin içinde benim en sevdiğim beste İstanbul’u Dinliyorum şiirine aittir. Tabi bunda Leman Sam’ın güzel sesinin de etkisi olabilir. Yine şarkılar için bir Youtube çalma listesi hazırladım. Bir şiir için farklı besteler varsa onları da özellikle belirtmeye çalıştım. Sözü bu kadar niye uzattın demeyin. Burası benim bloğum. Yaptığım işin keyfini çıkarıyorum. İşte karşınızda Orhan Veli’nin bestelenmiş 32 şiiri:

1. İstanbul’u Dinliyorum

Leman Sam (İstanbul’u Dinliyorum)
Cem Karaca (İstanbul’u Dinliyorum)
Serenad Bağcan (İstanbul’u Dinliyorum)
Murat Malay (İstanbul’u Dinliyorum)

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Serin serin Kapalıçarşı
Cıvıl cıvıl Mahmutpaşa
Güvercin dolu avlular
Çekiç sesleri geliyor doklardan
Güzelim bahar rüzgarında ter kokuları;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu
Loş kayıkhaneleriyle bir yalı;
Dinmiş lodosların uğultusu içinde
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir yosma geçiyor kaldırımdan;
Küfürler, şarkılar, türküler, laf atmalar.
Bir şey düşüyor elinden yere;
Bir gül olmalı;
İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Bir kuş çırpınıyor eteklerinde;
Alnın sıcak mı, değil mi, bilmiyorum;
Dudakların ıslak mı, değil mi, bilmiyorum;
Beyaz bir ay doğuyor fıstıkların arkasından
Kalbinin vuruşundan anlıyorum;
İstanbul’u dinliyorum.

2. Anlatamıyorum

Hümeyra (Anlatamıyorum)
Alpay (Anlatamıyorum)
Mine Koşan (Anlatamıyorum)
21. Peron (Anlatamıyorum)
Müslüm Gürses (Anlatamıyorum)

Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Göz yaşlarıma, ellerinizle?

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.

Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum.

3. Dalgacı Mahmut

Yeni Türkü (Dalgacı Mahmut)

İsim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.

Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.
Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne halt edeceğimi bilemem.

 4. Bedava

Cem Karaca (Bedava Yaşıyoruz)
Özdemir Erdoğan (Bedava Yaşıyoruz Bedava)

Bedava yaşıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
Dere tepe bedava;
Yağmur çamur bedava;
Otomobillerin dışı,
Sinemaların kapısı,
Camekanlar bedava;
Peynir ekmek değil ama
Acı su bedava;
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava.

5. Hürriyete Doğru

Timur Selçuk (Hürryete Doğru)
Ezginin Günlüğü (Hürryete Doğru)

Gün dogmadan,
Deniz daha bembeyazken çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin iri pınarların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul.
Ruhları sustuğu vakit martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamet kopacak ufuklarda.
Deniz kızları mi dersin, kuşlar mi dersin;
Bayramlar seyranlar mi dersin, şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller, duvaklar, donanmalar mı ?
Heeey!
Ne duruyorsun be, at kendini denize;
Geride bekleyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun, her yanda hürriyet;
Yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
Git gidebildiğin yere.

6. Macera

Ahmet Kaya (Macera)

Küçüktüm, küçücüktüm,
Oltayı attım denize;
Bir üşüşüverdi balıklar,
Denizi gördüm.

Bir uçurtma yaptım, telli duvaklı;
Kuyruğu ebemkuşağı renginde;
Bir salıverdim gökyüzüne;
Gökyüzünü gördüm.

Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım;
Para kazanmak gerekti;
Girdim insanların içine,
İnsanları gördüm.

Ne yârdan geçerim, ne serden;
Ne denizlerden, ne gökyüzünden ama…
Bırakmıyor son gördüğüm,
Bırakmıyor geçim derdi.

Oymuş, diyorum, zavallı şairin
Görüp göreceği.

7. Tahattur

Edip Akbayram (Vesikalı Yarim)

Alnımdaki bıçak yarası
Senin yüzünden;
Tabakam senin yadigârın;
‘İki elin kanda olsa gel’ diyor
Telgrafın;
Nasıl unuturum seni ben,
Vesikalı yârim?

Orhan Veli Kanık şiirleri

8. Gelirli Şiir

 (Bu şiir yukarıdaki şiirle birlikte bestelenmiştir.)

İstanbul’dan ayva da gelir, nar gelir
Döndüm baktım, bir edalı yar gelir,
Gelir desen dar gelir;
Gün aşırı alacaklılar gelir.
Anam anam
Dayanamam,
Bu iş bana zor gelir.

9. Pireli Şiir

Ruhi Su (Pireli Şarkı)
Timur Selçuk (Pireli Şarkı)

Bu ne acaip bilmece!
Ne gündüz biter, ne gece.
Kime söyleriz derdimizi;
Ne hekim anlar, ne hoca.

Kimi işinde gücünde,
Kiminin donu yok kıçında.
Ağız var, burun var, kulak var;
Ama hepsi başka biçimde.

Kimi peygambere inanır;
Kimi saat köstek donanır;
Kimi kâtip olur, yazı yazar;
Kimi sokaklarda dilenir.

Kimi kılıç takar böğrüne;
Kimi uyar dünya seyrine:
Karı hesabına geceleri,
Gündüzleri baba hayrına.

Bu düzen böyle mi gidecek?
Pireler filleri yutacak;
Yedi nüfuslu haneye
Üç buçuk tayın yetecek?

Karışık bir iş vesselâm.
Deli dolu yazar kalem.
Yazdığı da ne ? Bir sürü
ipe sapa gelmez kelâm…

10. İstanbul Türküsü

Nükhet Duru (Bir Garip Orhan Veli)
Muazzez Abacı(İstanbul’da Boğaziçinde)

İstanbul’da Boğaziçi’nde,
Bir fakir Orhan Veli’yim;
Veli’nin oğluyum,
Tarifsiz kederler içinde.

Rumelihisarı’na oturmuşum;
Oturmuş da bir türkü tutturmuşum;

İstanbul’un mermer taşları;
Başıma da konuyor, konuyor aman, martı kuşları;
Gözlerimden boşanır hicran yaşları;
Edalı’m,
Senin yüzünden bu halim.

İstanbul’un orta yeri sinama;
Garipliğim, mahzunluğum duyurmayın anama;
El konuşur, sevişirmiş; bana ne?
Sevdalı’m,
Boynuna vebalim!

İstanbul’da, Boğaziçi’ndeyim;
Bir fakir Orhan Veli;
Veli’nin oğlu;
Tarifsiz kederler içindeyim.

11. Gün Olur

Yaşar (Gün Olur)
Işığın Yansıması(Gün Olur)
Zülfü Livaneli (Gün Olur)

Gün olur, alır başımı giderim,
Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda
Şu ada senin, bu ada benim,
Yelkovan kuşlarının peşi sıra.
Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
Çiçekler gürültüyle açar;
Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar, hele martılar,
Her bir tüyünde ayrı bir telaş!

Gün olur, başıma kadar mavi;
Gün olur, başıma kadar güneş;
Gün olur, deli gibi…

12. Harbe Giden

Murat Özyüksel & Teoman (Harbe Giden Sarı Saçlı)
Cem Adrian (Harbe Giden Sarı Saçlı Çocuk)

Harbe giden sarı saçlı çocuk!
Gene böyle güzel dön
Dudaklarında deniz kokusu
Kirpiklerinde tuz
Harbe giden sarı saçlı çocuk!

13. Dedikodu

Levent Yüksel (Dedikodu)

Kim söylemiş beni
Süheyla’ya vurulmuşum diye?
Kim görmüş, ama kim,
Eleni’yi öptüğümü,
Yüksek kaldırımda, güpe gündüz?
Melahat’i almışım da sonra
Alemdara gitmişim, öyle mi?
Onu sonra anlatırım, fakat
Kimin bacağını sıkmışım tramvayda?
Güya bir de Galata’ya dadanmışız;
Kafaları çekip çekip
Orada alıyormuşuz soluğu;
Geç bunları, anam babam, geç;
Geç bunları bir kalem;
Bilirim ben yaptığımı.
Ya o, Mualla’yı sandala atıp,
Ruhumda hicranını söyletme hikayesi?

14. Birdenbire

21. Peron (Birdenbire)
Işığın Yansıması (Birdenbire)

Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar…
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire.

15. Ayrılış

Yüksek Sadakat (Ayrılış)

Bakakalırım giden geminin ardından;
Atamam kendimi denize, dünya güzel;
Serde erkeklik var, ağlayamam.

16. Giderayak

Grup Tını (Feridun Düzağaç) (Değil miydik?)

Handan, hamamdan geçtik
Gün ışığındaki hissemize razıydık
Saadetinden geçtik
Ümidine razıydık
Hiçbirini bulamadık
Kendimize hüzünler icadettik
Avunamadık
Yoksa biz…
Biz bu dünyadan değil miydik?

Orhan Veli Kanık bestelenmiş şiirleri

17. Derdim Başka

Ömer Özgeç (Derdim Başka)

Sanma ki derdim güneşten ötürü;
Ne çıkar bahar geldiyse?
Bademler çiçek açtıysa?
Ucunda ölüm yok ya.
Hoş, olsa da korkacak mıyım zaten
Güneşle gelecek ölümden?
Ben ki her nisan bir yaş daha genç,
Her bahar biraz daha aşığım;
Korkar mıyım?
Ah, dostum, derdim başka…

18. Delikli Şiir

Erdem Alkın (Kevgir)

Cep delik cepken delik
Yen delik kaftan delik
Don delik mintan delik

Kevgir misin be kardeşlik

19. Cımbızlı Şiir

Erdem Alkın (Cımbızlı Şiir)

Ne atom bombası,
Ne Londra Konferansı;
Bir elinde cımbız,
Bir Elinde Ayna;
Umurunda mı dünya!

 20. İhtiyarlık

Hüsnü Arkan (İhtiyarlık)

Benim, bardağın, sürahinin,
Önümüzdesin; rengin uçmuş,
Bu; eski, sevdiğim bir duruş
Elin, içinde benimkinin.

İçelim! Madem ömrümüz hoş
Geçmiş, tatmamışız ayrılık;
Madem ne bardağımız kırık,
Madem ne sürahimiz boş.

Bir gün ikimizden birimiz
İçmek veya doldurmak için
Burada olmayabiliriz.

21. Kumrulu Şiir

Ezginin Günlüğü (Kumrulu Şarkı)

Duyduğum yoktu ne vakittir
Güvercin sesi, kumru sesi, pencerede;
İçime gene
Yolculuk mu duştu, nedir?
Nedir bu yosun kokusu,
Martıların gurultusu havalarda;
Nedir?
Yolculuk olmalı, yolculuk.

22. Pazar Akşamları

Alpay (Pazar Akşamları)

Şimdi kılıksızım
Fakat borçlarımı ödedikten sonra,
İhtimal bir kat daha yeni esvaplarım olacak ve ihtimal;
Sen yine beni sevmeyeceksin…
Ve pazar akşamları,
Sizin mahalleden geçerken süslenmiş olarak,
Zannediyor musun ki;
Bende sana şimdiki kadar kıymet vereceğim…

23. Kitabe-i Seng-i Mezar

Ömer Özgeç (Kitabe-i Seng-i Mezar II)

II

Mesele falan değildi öyle,
To be or not to be kendisi için;
Bir akşam uyudu;
Uyanmayıverdi.
Aldılar, götürdüler.
Yıkandı, namazı kılındı, gömüldü.
Duyarlarsa öldüğünü alacaklılar
Haklarını helal ederler elbet.
Alacağına gelince…
Alacağı yoktu zaten rahmetlinin.

24. Hayat Böyle Zaten

Özgür Kent Müzikçileri (Hayat Böyle Zaten)

Bir evin bir köpeği vardı;
Kıvır kıvırdı, adi Cincon’du, oldu.
Bir de kedisi vardı: Maviş,
Kayboldu.
Evin kızı gelin oldu,
Küçük bey sınıfı geçti.
Daha böyle acı, tatlı
Neler oldu bir yıl içinde!
Oldu ya, olanların hepsi boyler.
Hayat böyle zaten!..

25. Efkarlanırım

Seranad Bağcan (Efkarlanırım)

Mektup alır, efkarlanırım;
Rakı içer, efkarlanırım;
Yola çıkar, efkarlanırım.
Ne olacak bunun sonu, bilmem.
‘Kazımın’ türküsünü söylerler,
Üsküdar’da;
Efkarlanırım.

26. Karşı

Sibel Sezal (Gerin Bedenim Gerin)

Gerin, bedenim, gerin;
Doğan güne karsı.
Duyur duyurabilirsen,
Elinin kolunun gücünü,
Ele güne karsı.

Bak! dünya renkler içinde!
Bu güzel dünya içinde
Sevin sevinebilirsen
İnsanlığın haline karsı.
Durmadan isliden saatlerde
Dişli dişliye karşı;
Dişlilerin arasında,
Güçsüz güçlüye karsı.
Herkes bir şeye karsı.
Küçük hanim, yatağında, uykuda,
Rüyalarına karsı.

Gerin, bedenim, gerin,
Doğan güne karsı.

27. İstanbul İçin

Heberow (Arzular ve Hatıralar)

ARZULAR VE HATIRALAR

Arzular başka şey,
Hatıralar başka.
Güneşi görmeyen şehirde,
Söyle, nasıl yaşanır?

28. Son Türkü

Gülden Karaböcek (Güllerim Lal)

Kaybolmak üzre suya düsen bilezik;
Bak, bütün kırışıklar silindi sudan.
Son saatimde mi uyandım uykudan,
Neden boş gecen yıllardan içim ezik?

Durdu beni ölüme götüren kervan.
Eski bir şarkı söyleniyor rüzgarda.
Duydum ki sevmeyi bilen dudaklarda
Benim ilahilerim hala okunan.

Sevgilim…… ellerime dokunaraktan.
Beni çağıran bir eda var sesinde.
Bu muydu insanlara son nefesinde
Görüneceğinden bahsedilen şeytan?

Sular çekilmeye başladı köklerde
Isınmaz mı acaba ellerimde kan?
Ah! Ne olur bütün güneşler batmadan
Bir türkü daha söyleyeyim bu yerde!

29. Gemilerim

Müşfik Kenter (Gemilerim)

Elifbamın yapraklarında
Gemilerim, yelkenli gemilerim.
Giderler yamyamların memleketlerine
Gemilerim, yan yata yata;
Gemilerim, kurşunkalemiyle çizilmiş;
Gemilerim, kırmızı bayraklı.
Elifbamın yapraklarında
Kız Kulesi,
Gemilerim.

30. Güneş

Can Güngör (Güneş Orhan)

Ah aydınlıklardan uzaktayım
Kafamda o dağılmayan sükûn.
Ölmedim lâkin, yaşamaktayım
Dinle bak: vurmada nabzı ruhun.

Yarasalar duyurmada bana
Kanatlarının ihtizazını.
Şimdi hep korkular benden yana
Bekliyor sular, açmış ağzını.

Ah aydınlıklardan uzaktayım
Kafamda dağılmayan sükûn.
Ölmedim lâkin, yaşamaktayım
Dinle bak vurmada nabzı ruhun.

Siyah ufukların arkasında
Seslerle çiçeklenmede bahar
Ve muhayyilemin havasında
En güzel zamanın renkleri var.

Ölmedim halâ yaşamaktayım.
Dinle bak: vurmada nabzı ruhun!
Ah aydınlıklardan uzaktayım
Kafamda o dağılmayan sükûn.

Ruhum ölüm rüzgarlarına eş,
Işık yok gecemde, gündüzümde.
Gözlerim görmüyor… lâkin güneş
O her zaman, her zaman yüzümde.

31. Şarkı

Sevim Deran (Dem Bezm-i Visâlinde Hebâ Olmak İçindir)

Dem bezm-i visalinde heba olmak içindir
Cânım senin uğrunda feda olmak içindir
Nabzım helecânımda sedâ olmak içindir
Canım senin uğrunda feda olmak içindir

Bardak boşanır bencileyin dalmayı bilmez
Benzim gibi yaprak sararıp solmayı bilmez
Hiç bir şey canımca fedâ olmayı bilmez
Canım senin uğrunda fedâ olmayı bilmez

32. ? Şarkı

Alâeddin Yavaşça (Felâh Bulmadı Bir Türlü Derd-ü Mihnetten)

Felâh bulmadı bir türlü derd ü mihnetten .
Ne türlü ateşe yanmış gönül muhabbetten
Müreccah olmadı dîvânelik bu haletten
Ne türlü ateşe yanmış gönül muhabbetten


Bestelenmiş şiirler listesi günden güze uzuyor. Şu ana kadar yazdığım listeyi aşağıya ekliyorum. İsterseniz kategori bağlantısından da takip edebilirsiniz.

Beni bilgilendir
Bildirim seçiniz
guest
11 Yorum
Satır içi geri bildirim
Tüm yorumları gör
Huriye
5 Ocak 2022 23.10

Benim bestenlenmiş olarak en sevdiğim şiiri Dedikodu. 🙂 Yine böyle tam olarak aranan her bilginin yer aldığı lazım oldukça dönüp başvurulası bir yazı olmuş, ellerinize sağlık. 🙂

Gülten
6 Ocak 2022 03.22

Ne çok bestelenmiş şiiri varmış şairin. Alaattin Yavaşça bestesini çok merak ettim. Kendisiyle Bodrum’da tanışmıştım, çok naif ve mütevazı bir bestekâr. Yeni nesil tanımıyor ne yazık ki.

Momentos
9 Ocak 2022 15.52

Alpay’ ın söylediği “Pazar Akşamları” şarkısını ne çok söylerdik bir zamanlar.. ah neler hatırlattınız :))
Hani demişsiniz ya, bu yazı dizisi beni çok uğraştırıyor, niye yaptığımı bilmiyorum diye. Aslında belki de bunun için işte. Birileri gelip okuyacak ve hatırladığı şeyler sonunda duyguları yeniden yaşayacak. Ben kendi adıma teşekkür ederim 🙂

İçimde Kalacağına
10 Ocak 2022 16.12

32 şiir, 32 beste! 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi bestelenen şiir sayısının bu kadar yüksek olduğu!

Kapsamlı bir araştırma olmuş, emeğinize sağlık.

İçimde Kalacağına
Yanıtla  Bir Edip
10 Ocak 2022 18.23

Evet evet, biliyorum.

Çocukluğumdan beri duru dilini çok severim Orhan Veli’nin. O nedenle özellikle ilgili çekti.

Recep Altun
12 Ocak 2022 03.03

Merhabalar.
Orhan Veli Kanık ile ilgili çok güzel bir çalışmaydı paylaştığınız. Emeğinize sağlık. Orhan Veli’de çok genç yaşlarda bu dünyadan göçen edebiyatçılarımızdan. (1914-1950) henüz daha 36 yaşında iken yaşama veda etmiş. Allah rahmetiyle muamele eylesin. Makamı cennet olsun. Kim bilir daha yaşamış olsaydı, şimdi ne güzel şiirlerini okuyor olacaktık. Biz de artık bu kısacık ömre sığdırdığı şiirleri ile kendimizi avutacağız.
Selam ve saygılarımla.