hatıra defteri yazıları

Sevgili Öğrencime…

“Bana, bu kalbin kadar temiz sayfayı ayırdığın için teşekkür ederim” diyerek başlayan hatıra defterini sevemedim hiç. Öyle hatıra defterleri var ki,…
❓ Bu yazı aşağıdaki eserde yer almaktadır ve telif hakları nedeniyle kısıtlanmıştır.

📖 İlgili kitap(lar)

Cemre Düşen Yer / Deneme
Cemre Düşen Yer / Deneme

Eseri incelemek veya satın almak için bağlantıya göz atabilirsiniz.

🔗 Kitabı İncele

“Sevgili Öğrencime…” ögesine 6 yanıt

  1. Gizli Özne avatarı

    Yazıyı okurken 8. sınıfta ayrılacağımız arkadaşların ellerinde hatıra defteri ile dolaştıkları günler aklıma geldi. Belki üstünkörü bir kere okunacak ve bir daha hiç okunmayacak bir şey için ellerde kalem, akıllarda ne yazsam acaba sorularıyla bir şeyler karalanırdı. Bana da hiç samimi gelmediği ve sözde kimsenin başkasının yazdığına bakmayacağı diye yazılan yazıların ulu orta dolaşmasından dolayı neredeyse kimsenin hatıra defterine yazmadım. Zaten yazsak da bahsettiğiniz samimiyetsiz şeyler yazılırdı. Çok güzel bir yazı olmuş.

    1. Bir Edip avatarı

      Oysa ben ne çok deftere hatıra yazısı yazdım bir bilseniz. Sizin de bahsettiğiniz o samimiyetsizliğin içinde içtenliğimi hiç kaybetmeden gençlerin bazen defterlerine bazen yıllıklarına karaladığım satırlar bir kitap hacmini çoktan aştı. Yazılmış öyle hatıralarım var ki onların anısını yazmaya kalksam yeni bir yazı çıkar her birinden. Ve bunların bir kısmı yazılması için istekte bulunulmamış hatıralar. “Kuzucuklarım”ı çok seviyor olmak bunu gerektiriyordu. Ben de sevgimi gösterdim.
      “Nerede bu yazılar?” derseniz, “mektup” kategorisinde yer alan bütün yazıları okuyabilirsiniz. 🙂

      1. Ece Evren avatarı

        O hatıra defterlerine yazdığımız günlerdeki bizler kadar saf olsaydı keşke şimdiki gençlik. Değişik bir heyecan vardı, tatlı bir heyecan. Biz de öğretmenlerimize verirdik. Ben diyorum ki kalbimizin kapasitesi sevginin bizde kabul görmüşlüğüne bağlıdır. Hâlâ öyle yazanlar varsa da takdir ediyorum. Ben yazılanları yargısız infaz yerine, yanılabileceğimiz ihtimalinden gitmek gerektiği düşüncesindeyim. Kimsenin içini bilmemiz imkânsız zira. Çocuklar affedilebilir. Ama büyüklerin affı olmaz. Ki ben insanın kendisi olmazsa hatırasını ne yapayım deyip yırtan biriyim. Çocukları çok severim. Bakış açıları çok değişik bu konularda. Hele ki cep telefonu riyasının doruk yaptığı bu devirde, o defterler en temiz şeylerolarak hatırlanmalı bence. Sağlıcakla.

        1. Bir Edip avatarı

          Yaşlandıkça “eskiden böyle miydi?” serzenişleri artıyor hepimizde. Belki biz de bu çağın içine doğsaydık aynı şeyleri yapacaktık, bilemiyorum. Bildiğim bir şey varsa ben hâlâ isteyenler için hatıra yazıyorum. Hatta bazen istemeyenler için bile yazdığım oluyor. Bu benim mutlu olma yollarımdan biri sanırım. 🙂
          Teknoloji maalesef pek çok kolaylık getirmenin yanında pek çok güzelliği de alıp götürdü hayatımızdan. Böyle yaşamaya alışacağız sanırım.

          1. Gülten avatarı

            Hatıra defterinin ve mektupların özel bir yeri vardır bende. Belki de bu yüzden olacak hiçbir zaman cevaplanmayacak mektuplar yazıyorum…

            1. Bir Edip avatarı

              Şu anki nesil için hiçbir önemi yok hatıra defterlerinin. Hele korona gibi bir illetten sonra okulu bile kalmadı ki çocukların, hatırası ve hatıra defterleri olsun.
              Tabi onların defterlerinin olmaması benim onlara mektup yazmama engel değil. Ben hâlâ yazıyorum ve ömrüm olduğunca da yazacağım inşallah. 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir