Abdurrahim Karakoç’un bestelenmiş şiirleri için bilgisayar başına geçtiğimde bu kadar keyifli bir çalışma olacağını tahmin etmemiştim. Bestelenmiş şiirlerinin her birini yeniden okumakla kalmadım, bu şiirlerden hareketle yüzlerce şiirini okudum şairin. Öyle anlar oldu ki bir şiiri okurken aklıma gelen başka herhangi bir şiirin de Karakoç’a ait olabileceğini, geçmişte kulağıma çalınan bir bestenin bu şiiri çağrıştırdığını gördüm.
“Şiire nasıl başladınız?” sorusuna “Besmeleyle” cevabını veren Abdurrahim Karakoç, ömrünü verdiği şiir sevdasının özetini çıkarır adeta bu ifadesiyle. Türk-İslam ülküsü onun temel felsefesiydi. Yaşadığı dönemin şartları onu fazlasıyla hiciv şiiri yazmaya yöneltti. Hiçbir iktidarla barışık olmadı. Ömrünün son döneminde bir gazetede -yazı yazacak başka gazete yokmuş gibi- köşe yazıları yazdı. Bence hayatının eleştirilebilecek en önemli hatalarından birisi budur.
“Yaralı hislerin keskin dilli ozanı” Karakoç, Anadolu insanının karşılaştığı zorlukları ve çektiği sıkıntıları dile getirdiği eserleriyle toplumun geniş bir kesimine ulaşmayı başardı. Büyük Birlik Partisi’nin kuruluşunda yer aldı ve siyasete girdi. Sonra siyasetten ayrıldı. Niçin girip, niçin ayrıldığını bir röportajda şöyle cevaplandırdı: “Allah rızası için girmiştim, Allah rızası için ayrıldım.“
Tam bir “yurdum insanıdır” Abdurrahim Karakoç. Onu bizzat tanımıyorsanız, sokakta yanınızdan geçen kişinin büyük bir şair olduğunu anlamanıza imkan yoktur. Olabildiğince mütevazı bir hayat sürmüş, adeta Mehmet Akif’in “Sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecektir?” dizelerinin canlı örneği olmuştur. Bu yazının içindeki birkaç fotoğrafı görünce söylemek istediklerimi daha iyi anlayacak, Karakoç’un doğallığına hayran olacaksınız. Hele günümüzde birkaç satır karalayıp kendini ülkenin hatta dünyanın en önemli edebiyatçısı sanan yeni yetmelere kıyasla, bu kadar çok eser vermesine rağmen Karakoç’un mütevazı şahsiyetine imreneceksiniz.
“Mihriban” deyince herkes hatırlayacak türküyü. Sadece Mihriban mı? Değil elbette. “Suları Islatamadım, Unutursun Mihriban’ım, Ben Hep Seni Düşünürüm, Sevgi Yetmiyor Yetmiyor, Can Özümden Besmeleyi Çekende” gibi daha pek çok şarkının şairi olarak karşımıza Karakoç çıkar. Gelin görün ki şiirlerini besteleyen ve seslendiren pek çok sanatçı bu şiirlerin Abdurrahim Karakoç’a ait olduğunu söylemekten korkmuşlar veya kaçınmışlardır. Burada sorun sanırım sanat bağnazlığı değil daha ziyade fikir bağnazlığıdır. Musa Eroğlu, Aşık Mahzuni Şerif, Selda Bağcan gibi ünlü isimlerdir bunlar. Karakoç pek çoğu ile mahkemelik olmuş ama hiçbiriyle küs gitmemiştir dünyadan.
“Türkiye’deki kültür iktidarı Karakoç’u da sürekli olarak görmezden gelen bir tutum sergilemiştir. Tıpkı Arif Nihat Asya’yı, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nu, Yetik Ozan’ı [Turgut Günay], Dilaver Cebeci’yi hatta Ali Akbaş’ı görmezden geldiği gibi…” (Prof. Dr. Metin Özarslan)
Abdurrahim Karakoç’un şiirlerine en güzel besteleri giydiren kimdir derseniz, hiç şüphesiz Hasan Sağındık‘tır derim. Toplamda 22 şiirini bestelemiş ve seslendirmiştir. Bunların içinde “Seni Düşünürüm, Dosta Doğru, Soylu Bir Destan, İsmailce” diğerlerinden birkaç adım öndedir benim için. Burada Hasan Sağındık’ın “sağcı” özgün müzik için açtığı çığırı da dile getirmek gerekiyor. Öncesinde Kaya Kuzucu’nun çalışmaları vardır ancak bunlar Hasan Sağındık’ın eserleri kadar dikkat çekecek nitelikte değildir.
Mihriban’ın hikâyesine hiç girmedim. Onu başka bir yazının konusu yaparım kısmetse. (Böyle diye diye ertelediğim yazıların epey arttığını biliyorum. Kısmet dedik ya!) Okunacak çok şiir, dinlenecek çok şarkı var önümüzde.
Pek çok kaynakta Abdurrahim Karakoç’un bestelenmiş şiirlerinin iki yüzün (200) üzerinde olduğu geçer. Ki oğlu Prof. Dr. Enderhan Karakoç da bir TV programında bunu dile getirmiştir. Peki nerededir bu iki yüz beste? Bu konuda herhangi bir üniversitenin edebiyat bölümünde bir çalışma yapılmış mıdır? Yapılmadıysa neden yapılmamıştır? Soru çok. Cevabı bende yok.
Abdurrahim Karakoç’un bestelenmiş altmıştan fazla şiirine ulaştım. Bunların hepsini daha önce bu sayfada toplamışken zaman içinde sayfanın kullanılabilirliğinin kaybolduğunu fark edince şiirleri ayrı sayflara taşıdım. Burada da liste hâlinde yer alıyor. (Zaman içinde görüyorum ki şiirlerin başına eklediğim bazı eserler Youtube’tan kaldırılmış. Bunları fırsat buldukça güncellemeye çalışıyorum. Ama tahmin edersiniz ki bunu fark etmek, yeniden aynı besteyi bulmak epey zaman istiyor. Benim bu kadar vaktim var mı? Bence yok!)
Bu listede yer almayan, Abdurrahim Karakoç’a ait olduğunu bildiğiniz bestelenmiş bir şiir varsa iletirseniz sevinirim.
Yorumlar
“Abdurrahim Karakoç’un Bestelenmiş Şiirleri” ögesine 17 yanıt
-
Vayyy canına, gerçekten bu kadar çok bestelenmiş şiiri olduğu asla aklıma gelmezdi. Hak ettiği değer görememiş bir şairimiz olduğunu düşünürüm bende hep.
-
Teşekkür ederim Huriye.
Şairlerin kaçı hak ettiği değeri görmüş ki bu toplumda? Hiçbir zaman da görmeyecek sanırım.-
Haklısın.
-
-
-
Gerçekten ben de bu kadar çok bestelenmiş şiiri olduğunu sizin bu yazınızda öğrendim. Bu demek oluyor ki hayatı boyunca belki de binlerce şiir yazdı kimbilir.Şiirlerine bakınca çoğunlukla sekizli ve onbirli hece ölçüsü kullandığını gördüm, yoksa haksız mıyım? Resimlerde ne denli mütevazi bir hayat sürdüğü de besbelli, Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun..
-
Teşekkür ederim Gülten.
Binlerce şiiri var mıdır? Vardır sanırım. Abdurrahim Karakoç üzerine çalışan birileri şiirlerinin sayısını çıkarmışsa da ben bilmiyorum. Şiirlerinde 8’li ve 11’li hece ölçüsü ağırlıklıdır. Genellikle 11’li ölçüyü kullanmıştır. Halk şiirinin en yaygın iki kalıbıdır zaten bunlar. Daha dün gibiydi diyeceğim ama on yıl olmuş vefat edeli. Yıllar ne kadar çabuk ve acımasız geçiyor. Hiçbir mutluluğa doymaya fırsat vermiyor dünya. Ve her lezzeti yarım bırakıyor.
-
-
UNUTURSUN MİHRİBAN’IM
“Unutmak kolay mı?” deme,
Unutursun Mihriban’ım.
Oğlun, kızın olsun hele
Unutursun Mihriban’ım.Zaman erir kelep kelep…
Meyve dalında kalmaz hep.
Unutturur birçok sebep,
Unutursun Mihriban’ım.Yıllar sinene yaslanır,
Hatıraların paslanır.
Bu deli gönlün uslanır,
Unutursun Mihriban’ım.Süt emerdin gündüz-gece
Unuttun ya, büyüyünce
Ha işte tıpkı öylece
Unutursun Mihriban’ım.Düzen böyle bu gemide,
Eskiler yiter yenide.
Beni değil, sen seni de
Unutursun Mihriban’ım.BU ŞİİR, ABDURRAHİM KARAKOÇ’UN BESTELENEN ŞİİRLERİNDEN BİRİ. YAZIDA YOK SANIRIM.
-
Bilgi için teşekkür ederim. Sanırım gözden kaçırdınız, bahsettiğiniz şiir, listenin üçüncü şiiri olarak “Unutursun” adıyla sayfada mevcuttur. 🙂
-
-
Affedersiniz, şimdi fark ettim 9. ve 60. şiirler aynı, ikisi de Aşk Hikayesi. Demek istiyorum ki ikisinin sözleri tıpatıp aynı olduğu için 62 şiir değil 61 şiir yazmış oldunuz.
-
Siz söyleyince fark ettim ben de. Listeyi güncelledim. Tekrar eden şiiri kaldırdım ve listedeki dokuzuncu şiire besteyi ekledim. Kabarık bir liste olunca bu tarz hatalar kaçınılmaz oluyor. Uyarı için teşekkür ederim.
-
-
Aşık Mahsuni Şerif tohdur bey (Doktor bey)
-
Bilgi için teşekkür ederim Yaşar Bey.
Bestelenmiş şiir sayısı çok olunca en bilinen besteyi bile atlamışım. Bu listeye eklenecek başka şiirler de mutlaka vardır diye düşünüyorum.
-
-
Velhasıl vucudunu teshir eden sozde sanatcılar kadar deger verilmemis genclere tanitilamamis halk sairi Allahin rahmeti uzerine olsun biz seni dinlemeye devam..
-
Teşekkür ederim Sümeyye Özay.
Herkes kendisinde ne varsa onunla ayakta kalmaya çalışır. Kelimesi olan kelimeyle, boyası olan boyayla, bedeni olan bedeniyle… Genç nesillere anlatamamış olmak bizim suçumuz mu yoksa kıymetli olanın alıcısı az mı oluyor, emin değilim.
-
-
İyi bir derleme ve emek olmuş. İstifade ettik teşekkür ederiz.
-
Rica ederim Muhammet Taha. Faydası olduysa ne mutlu bana. 😊
-
-
Gül Ahmet yiğit- moda
Üstadın reçete şiiri-
Teşekkür ederim Yemliha Kaya,
Söylediğiniz şiiri listeye ekledim. 😊
-



Bir yanıt yazın