fağfur
Alıntı kaynağı Bir Edip 20 Mart 2024, 22.19 tarihindesözlük, kelimenin farsçada şöyle bir dönüşümle geldiğini söylüyor. >> pūr-i faġ (putun oğlu) >> faġ-pūr >> faġfūr
çin hükümdarlarına bu ismin verilmesi ile “putun oğlu” arasında bir anlam ilgisi mutlaka vardır.
beni bu kısmı çok ilgilendirmiyor. porselen anlamı yani kâse, kadeh gibi anlamlar etrafında divan şiirinde oluşturulan anlam zenginliği daha ilgi çekici.
neşve tahsil ettiğin sagar da senden gamlıdır
bir dokun bin âh işit kâse-i fağfurdan… (şair ali efendi)çin fağfurlarının içi dolu olunca çok güzel ve uzun süre sesi çıkarmış. bundan dolayı şiirde şairin (aslında âşıkın) dertli gönlüne benzetilmiştir. yukarıdaki beyit de bunu örnekler zaten. bir dokunursunuz ve binlerce (uzun süre) ah işitirsiniz. gönlü boş olan insanın derdinin olmaması, derdi olmayanın da suskunluğu gibi içi boş fağfurun da sesi çıkmaz.
yine kolay kırılan bir nesne oluşu yönüyle de âşıkın gönlüne benzer. çok önemli bir özellik de kâseifağfurun içine zehir konulunca çatlayıp kırılmasıdır. içine zehir koyulan fağfur nasıl paramparça oluyorsa düşmanların kem sözlerinden veya sevgilinin kırıcı sözlerinden dolayı da âşıkın gönlü paramparça olmaktadır. üstelik sevgili, paramparça ettiği bu kadehi (gönlü) bir yarım tebessümle olsun tamire yanaşmaz.
çin fağfurları ince süslemeleri ile ünlüdür. hem süsleme hem de şekil yönüyle sevgiliye ve sevgilinin vücuduna benzetilir. hatta şair işi daha ileriye götürüp, ölünce toprağından kâse / kadeh yapılmasını ister. bu kadehin üzerine de sevgilinin güzelliğinin işlenmesini talep eder.
şair muhayyilesinde kelimeler oradan oraya binlerce anlama dönüşür durur. bugün alıcısı kalmayan divan şiirindeki bu inceliği sanırım bir daha yakalamamız mümkün olmayacak.
sözlük, kelimenin farsçada şöyle bir dönüşümle geldiğini söylüyor. >> pūr-i faġ (putun oğlu) >> faġ-pūr >> faġfūr
çin hükümdarlarına bu ismin verilmesi ile “putun oğlu” arasında bir anlam ilgisi mutlaka vardır.
beni bu kısmı çok ilgilendirmiyor. porselen anlamı yani kâse, kadeh gibi anlamlar etrafında divan şiirinde oluşturulan anlam zenginliği daha ilgi çekici.
neşve tahsil ettiğin sagar da senden gamlıdır
bir dokun bin âh işit kâse-i fağfurdan… (şair ali efendi)
çin fağfurlarının içi dolu olunca çok güzel ve uzun süre sesi çıkarmış. bundan dolayı şiirde şairin (aslında âşıkın) dertli gönlüne benzetilmiştir. yukarıdaki beyit de bunu örnekler zaten. bir dokunursunuz ve binlerce (uzun süre) ah işitirsiniz. gönlü boş olan insanın derdinin olmaması, derdi olmayanın da suskunluğu gibi içi boş fağfurun da sesi çıkmaz.
yine kolay kırılan bir nesne oluşu yönüyle de âşıkın gönlüne benzer. çok önemli bir özellik de kâseifağfurun içine zehir konulunca çatlayıp kırılmasıdır. içine zehir koyulan fağfur nasıl paramparça oluyorsa düşmanların kem sözlerinden veya sevgilinin kırıcı sözlerinden dolayı da âşıkın gönlü paramparça olmaktadır. üstelik sevgili, paramparça ettiği bu kadehi (gönlü) bir yarım tebessümle olsun tamire yanaşmaz.
çin fağfurları ince süslemeleri ile ünlüdür. hem süsleme hem de şekil yönüyle sevgiliye ve sevgilinin vücuduna benzetilir. hatta şair işi daha ileriye götürüp, ölünce toprağından kâse / kadeh yapılmasını ister. bu kadehin üzerine de sevgilinin güzelliğinin işlenmesini talep eder.
şair muhayyilesinde kelimeler oradan oraya binlerce anlama dönüşür durur. bugün alıcısı kalmayan divan şiirindeki bu inceliği sanırım bir daha yakalamamız mümkün olmayacak.
🔍 Kelime Ara
Sözlükte kelime veya içerik arayın

