suizan
Alıntı: Bir Edip 1 Nisan 2024, 13.18 tarihli paylaşımdan.tdk’yi eleştirirek başlamak biraz ayıp olacak ama yine de başlayayım.
zan kelimesine karşılık verirken “sanı” dedin madem, neden suizan için “kötü sanı” yerine “kötü san” diyorsun. üstelik san kelimesi emir anlamını da çağrıştıracak şekliyle dururken ortada.
kelime arapçadan geçmiş. iki kelimeden oluşuyor. sû, kötü demek. zan zaten kullanılıyor.
burada istitradî bir bilgi paylaşayım.
arapça ve farsçadan geçen tamlamalarda arada genelde bir ünlü harf bulunur. (i, ı, u, ü) bu sesler bizdeki isim tamlaması ekleri gibi düşünülebilir. yani bu dillerden geçen tamlamalardaki kelimeleri ayırmaya çalışırken aradaki ünlüleri atarak ayırmak lazım. ki yakın zamana kadar tdk bu kelimelerin yazımında araya tire (-) işareti koyuyordu. artık koymuyor.
su-i zan -> suizan
daü’s-sıla -> daüssıla
servet-i fünun -> servetifünun
ab-ı hayat -> abıhayat
mecaz-ı mürsel -> mecazımürsel… gibi.asıl kelimemize dönersek, “sû” ile yapılmış, kullandığımız başka kelimeler var: suiedep, suiniyet gibi. ama iki kelime var ki onları fazlasıyla kullanıyoruz.
suikast (kötülük yapmaya veya cana kıymaya kalkışma, teşebbüs etme),
suistimal (yetki, görev, hak vb.ni kötüye kullanma, kötü ve yersiz kullanma [sū’+isti‘māl “kullanma” ile sū-i isti‘māl])eklemek gerekirse suizan karşılığı olarak hüsnüzan çok yaygın olmasa da kullanılıyor.
yukarıdaki cümlelerin birinde geçen “istitradî” nedir diye merak eden olursa onun için de bir açıklama yapayım ve yaygın bir yanlışı düzeltelim. istitradî, “sırası gelmişken, söz açılmışken, söz arasında, konu ile ilgili olmaksızın, akla gelmişken” demektir. biz bugün bunun fransızcadan alınmış şeklini kullanıyoruz daha çok. ama gelin görün ki onu da doğru kullanamıyoruz. hani şu herkesin antiparantez diye kullandığı kelime var ya işte o. doğrusu ne? antrparantez.
tdk’yi eleştirirek başlamak biraz ayıp olacak ama yine de başlayayım.
zan kelimesine karşılık verirken “sanı” dedin madem, neden suizan için “kötü sanı” yerine “kötü san” diyorsun. üstelik san kelimesi emir anlamını da çağrıştıracak şekliyle dururken ortada.
kelime arapçadan geçmiş. iki kelimeden oluşuyor. sû, kötü demek. zan zaten kullanılıyor.
burada istitradî bir bilgi paylaşayım.
arapça ve farsçadan geçen tamlamalarda arada genelde bir ünlü harf bulunur. (i, ı, u, ü) bu sesler bizdeki isim tamlaması ekleri gibi düşünülebilir. yani bu dillerden geçen tamlamalardaki kelimeleri ayırmaya çalışırken aradaki ünlüleri atarak ayırmak lazım. ki yakın zamana kadar tdk bu kelimelerin yazımında araya tire (-) işareti koyuyordu. artık koymuyor.
su-i zan -> suizan
daü’s-sıla -> daüssıla
servet-i fünun -> servetifünun
ab-ı hayat -> abıhayat
mecaz-ı mürsel -> mecazımürsel… gibi.
asıl kelimemize dönersek, “sû” ile yapılmış, kullandığımız başka kelimeler var: suiedep, suiniyet gibi. ama iki kelime var ki onları fazlasıyla kullanıyoruz.
suikast (kötülük yapmaya veya cana kıymaya kalkışma, teşebbüs etme),
suistimal (yetki, görev, hak vb.ni kötüye kullanma, kötü ve yersiz kullanma [sū’+isti‘māl “kullanma” ile sū-i isti‘māl])
eklemek gerekirse suizan karşılığı olarak hüsnüzan çok yaygın olmasa da kullanılıyor.
yukarıdaki cümlelerin birinde geçen “istitradî” nedir diye merak eden olursa onun için de bir açıklama yapayım ve yaygın bir yanlışı düzeltelim. istitradî, “sırası gelmişken, söz açılmışken, söz arasında, konu ile ilgili olmaksızın, akla gelmişken” demektir. biz bugün bunun fransızcadan alınmış şeklini kullanıyoruz daha çok. ama gelin görün ki onu da doğru kullanamıyoruz. hani şu herkesin antiparantez diye kullandığı kelime var ya işte o. doğrusu ne? antrparantez.
🔍 Kelime Ara
Sözlükte kelime veya içerik arayın

