Alıntı:
Bir Edip 18 Mart 2024, 06.54 tarihli paylaşımdan.
bir kelimenin anlamını biliyor olmak onu mutlaka kullanmayı gerektirmez. çünkü biz öğrendiğimiz her kelimeyi konuşurken veya yazarken kullanalım diye öğrenmeyiz. birçoğunu, başkalarının dile getirdiklerini anlamak için öğreniriz.
şuna da değinmeden geçmeyeyim. kelime bağnazı olmamak lazım. yani bu eski bir kelime veya bu uydurma bir kelime diye bazı kelimelerden kaçmamak lazım. her kelimenin kendine has bir kullanım alanı vardır. ihtiyacınız olanı kullanırsınız. bu yönüyle dilde eş anlamlı kelimeler olsa bile bunlar her zaman birbirinin yerini tutmaz. zevahir gibi az bilinen (veya neredeyse unutulan) bir kelime değil, çok bilinen “siyah -kara” gibi iki kelimede bile siyahı eski veya arapça diye atıp karayı kullanmaya zorlamak çok anlamsız geliyor bana. ya da tam tersi.
en basit şekliyle örneklemek gerekirse: ne siyah bahtım varmış, demeyiz. kara – beyaz televizyon devri bitti, demediğimiz gibi.
kelimenin çokluğu zarar vermez, yokluğudur sıkıntı olan. kelimelere düşman olan insanların aslında iletişime düşman olduklarını düşünürüm ben. kelimelerle dans etmeyi öğrenmek lazım.
bu arada, zevahir “görünüm” demek. arapça zhr kökünden geliyor. “parladı, ışıdı, belirdi” anlamlarına geliyor fiil.
bir kelimenin anlamını biliyor olmak onu mutlaka kullanmayı gerektirmez. çünkü biz öğrendiğimiz her kelimeyi konuşurken veya yazarken kullanalım diye öğrenmeyiz. birçoğunu, başkalarının dile getirdiklerini anlamak için öğreniriz.
şuna da değinmeden geçmeyeyim. kelime bağnazı olmamak lazım. yani bu eski bir kelime veya bu uydurma bir kelime diye bazı kelimelerden kaçmamak lazım. her kelimenin kendine has bir kullanım alanı vardır. ihtiyacınız olanı kullanırsınız. bu yönüyle dilde eş anlamlı kelimeler olsa bile bunlar her zaman birbirinin yerini tutmaz. zevahir gibi az bilinen (veya neredeyse unutulan) bir kelime değil, çok bilinen “siyah -kara” gibi iki kelimede bile siyahı eski veya arapça diye atıp karayı kullanmaya zorlamak çok anlamsız geliyor bana. ya da tam tersi.
en basit şekliyle örneklemek gerekirse: ne siyah bahtım varmış, demeyiz. kara – beyaz televizyon devri bitti, demediğimiz gibi.
kelimenin çokluğu zarar vermez, yokluğudur sıkıntı olan. kelimelere düşman olan insanların aslında iletişime düşman olduklarını düşünürüm ben. kelimelerle dans etmeyi öğrenmek lazım.
bu arada, zevahir “görünüm” demek. arapça zhr kökünden geliyor. “parladı, ışıdı, belirdi” anlamlarına geliyor fiil.