Ürkek Bahçelerinde Yalnızlığın
Yüzümün sesinde fırtına ve kar
Uyandım mosmor uykularımdan
Bir tuzak taburada Suzidil taksim
Tutar umutların incecik mendilinden
Beni yalnızlığın esmer kuyularına atar
Hâtıralar beslediğim hüzün kuşları
İri yeşil sesleriyle uçarlar güze
Güz kuşlarında, en acı gülde
Ve yıkıntılarım da seni ararım
Sürme geceleri üstüme üstüme
Acılı şölenler de ben zaten varım
Bulutlara doğru gittikçe büyüyen
Güzelliğin benimdi bir zamanlar
Şimdi ıslak bir şarkıdır gülüşün
Şimdi artık hiçbir şeyle değişilmez acılar
Solgun çiçekler devşirir elim
Yalnızlığın ürkek bahçelerinden
Vurulan güvercinin rüzgâriyle sallanır
Gündüzsüz ovalarımda dallar
Tutunacak dal bulamayınca
Şaşırır deli akan ırmağa sarılırım
Ay ışığında kuruturum gözyaşlarımı
Üzüntünün çıkmaz sokaklarında
Cellâdın baltasıyla yalnız kalırım
İlhan Geçer


Sen de düşüncelerini paylaş!