Antepli Şahin
Ben Antepli’yim, Şahin’im ağam.
Mavzer omuzuma yük.
Ben yumruklarımla döğüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük.
Hey! Hey!..
Yine de hey hey..!
Kaytan bıyıklarım, delişmen çağım…
Düşman kurşunlarına inat köprü başında
Memleket türküleri çağıracağım.
Bu dağlarda biz yaşarız, bu dağlar bizim
dağımız
Namusumuz temiz, bayrağımız hür.
Analarımız, karımız, kızımız, kısrağımız
Burda erkekçe döğüşür.
Bir bayrak dalgalanır Antep Kalesi üstünde
Alı kanımdaki al, akı alnımdaki ak.
Bayraklar içinde en güzel bayrak.
Düşüncem senden yanadır!..
Hep senden yanadır çektiğim kahır
Bu senin ülkende, senin gölgende
Düşmesin kara kalpaklar kirlenmesin
duvaklar
Korkum yok ölümden, kafirden yana
Alacaksa alsın beni şafaklar.
Hey! Hey!..
Yine de hey hey!..
Al bayraklar altında kara bir kartal gibi
Yaşamak ne güzel şey!..
Bir sır var bu mavzerde attığım gitmez boşa
Çıkmış bir eski savaştan.
Türk’ün bir küçük karış toprak parçası için
Destanlar yazacağız yeni baştan.
Yıktım toprağım üstüne bir sarı kurşunla
birini
Çıktı karşıma biri.
Çıktıkça çektim tetiği Bismillahlarla beraber
Vurdum alnından kafiri.
Bu kaçıncı kurşundur, bu kaçıncı Bismillah?
Bu kaçıncı ölüdür?
Bir türkü söylenir siperlerde her sabah;
“Vurun Antepliler namus günüdür.”
Ben Antepliyim, Şahin’in ağam.
Mavzer omuzuma yük.
Ben yumruklarımla döğüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük.
Yavuz Bülent BÂKİLER





Bir yanıt yazın