-

·
Bu, Kısa Bir Yazıdır…
Sen bu satırları okuyorsun ya şimdi, ben kim bilir nerdeyim. Ama uzakta olmadığım, olamadığım kesin. Dur, dur! Hemen kitaplarının arasına bakma; orada olamam. Bu, kısa bir yazı olacak. Büyük harfle başlamayan, noktayla bitmeyen… Çalakalem yazılmış birkaç satır, üzerinde tekrar düşünülmemiş. Kısa bir yazı olacak ya, sözü uzatmadan konuya geçelim. Konumuz: “Bu yazı niçin kısa olacaktır?”…
-

·
Gök ve Aşk Rengi
“Zaman ne de çabuk geçiyor Mona”1 Ömür gerçekten kısa. Uzun olan, şairin kavlince ‘akşamla yatsı arası’. Ayrılıp ayrılıp kavuşuyoruz işte. Ve kavuşmak, ‘güzel’le anlatılamayacak kadar güzel. ‘Ayrılık’sa, bir gönül dostunun ifadesiyle; “bir rıhtımlarda, bir de garlarda hüzünlü.” Hatıra karanfillerim yok benim, kurutulmuş. Islak mendillerimi de getirmedim yanımda; sanma ki unutulmuş. Ne gemiler tanır beni, ne…
-

·
“Bu Dağ Ne Rüzgârlar Gördü”
Ben hüznün ortasında büyümüşüm. Gurbetin çıkmaz sokaklarında geçmiş gençliğim. Acıyla tanışıklığım çok eskiden. Geceyi sırdaş bilişim de… Ve aldanışım… Bilemiyorsam gülmeyi… Yanaklarımda çiğdemler açmıyorsa… Dudaklarımdan dökülenler, bir suyun şırıltısı kadar mutluluk vermiyorsa gönüllere… Tebessümleriniz yankısını bulmuyorsa bu adamın yüzünde… Nezaket, eğreti bir elbise gibiyse üzerimde, yakışmamışsa… Ellerim hoyratsa… Biraz acımasız görünüyorsam… Kınamayın… Şairin kavlince: “Zalim,…
-

·
Elma Dersem Çık
Sana ne çok kızıyorum biliyor musun? Oyun yaşının dışına çıktık da ne oldu sanki? Tutturdun “Ben büyüyeceğim.” diye. Çoraplarını giyebiliyor, ayakkabılarının bağlarını kördüğüm etmiyorsun. Aynalara, sandalyeye çıkmadan da bakabiliyorsun artık. Demek ki büyümüşsün. Oysa ben hiç büyümeyecektim. Üç tekerlekli bisikletimin lastikleri vaktinden önce patladı sanırım. Çizgi film kahramanlı tişörtümü ben giyerek eskitemedim de zaman hiç…
