-

·
Hayatta Güzel Şeyler de Oluyor
İlk eserim yayımlandığında yıl 2008’di. Üzerinden on sekiz yıl geçmiş. Dün gibi hatırlıyorum. Hasbelkader katıldığım bir yarışmanın deneme dalında gümüş kalem yani ikincilik ödülü almıştım. O zamandan bu yana kalemle olan dostluğum hep devam etti. Benim onu terk ettiğim zamanlar olmuştur. Ama o beni hiç bırakmadı. Vefalı biri olarak benimle kaldı hep. Yazdığım hemen her…
-

·
25 Yılın Kıyısında: Zaman Geçti, Kelimeler Kaldı
26. yıla başlarken… Bu yazı için pek çok plan yapmıştım. Ama hiçbirini gerçekleştiremedim. İnternete blog tarzı bir sayfa ile ilk uğraşım bundan tam 25 yıl önce 18 Nisan 2001’de olmuştu. Ulaşabildiğim arşive dayanarak söylüyorum bunu. Belki daha öncesi de vardır. 25 yılı devirmiş olunca şöyle ahım şahım bir yazı kaleme alayım, kendimce bunu kutlayayım istemiştim.…
-

·
Dijital de Olsa Bir Vicdanınız Var mı?
Dokununca kırmızıya dönen içi boş küçük kalp renk değiştirirken acımasız ve kadim bir soru zihni kemirmeye devam ediyor: Artık insan mıyım? Vakit gece… Odamda tek ışık kaynağım olan ekranın soğuk aydınlığı… Parladı. Sonra tekrar söndü. Bir haber, bir görüntü, bir acı daha düştü avucuma. Parmak uçlarım, bir fotoğrafın altındaki “Paylaş” simgesinin üzerinde gezinirken dondu. Fotoğraf,…
-

·
Haydi Biraz Yavaşlayalım
Yavaşlığın düzeyi anının yoğunluğuyla doğru orantılıdır; hızın düzeyi unutmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Yavaşlık ile anımsama, hız ile unutma arasında gizli bir ilişki vardır. Bir şey anımsamak isteyen kimse yürüyüşünü yavaşlatır. Buna karşılık, az önce yaşadığı kötü bir olayı unutmaya çalışan insan elinde olmadan yürüyüşünü hızlandırır. Milan Kundera Zihninizde kaç açık sekme var? Sorduğum soruya önce kendim cevap vereyim.…
