Kategori: Küçürek Öykü

  • Segâh

    Segâh

    Kütüphaneden yeni çıkmıştım. İşten eve dönüyordum. Güneş battıktan hemen sonraydı. Gündüzün geceye yenildiği o ince çizgideydi vakit. Babaların kollarının altına iki ekmek kıstırıp muzaffer bir komutan edasıyla evlerine döndüğü, adımların hızlı atıldığı demler… Bense inadına ağır yürüyordum. Her şeye geç kalmış da artık hiçbir şeye yetişmek istemiyor gibiydim. Kulağım bir sesi aradı uzun süre. Hep…

  • İtiraf Mektubu

    İtiraf Mektubu

    Gözleri karardı, düşecek gibi oldu. Güçlükle koltuğun kenarına ilişti. Elindeki mektubun son cümlelerindeydi hâlâ gözleri: Affet! Sana hayatının en büyük kötülüğünü ben yaptım. Seni yıldızlara ben koydum. Bu kadar yüksekten düşeceğini hiç düşünmemiştim. Düşmezsin sanmıştım. Düştün.

  • Mantık Hatası

    Mantık Hatası

    – Aşk evliliği mi yapayım, mantık evliliği mi? – Tabi ki aşk evliliği. – Neden hocam? – Mantıklı düşünen, aklı başında biri evlenir mi Abidin? Blogdaki diğer küçürek öyküleri de okumak istersin diye düşündüm. Okursun ya, kaç dakikanı alacak ki? 🙂

  • Putperest

    Putperest

    – Ne buldun onda? – Sende kaybettiğimi. – Ne kaybettiğini merak ettim. – Daha doğrusu sende bulamadığımı buldum onda. – Yani? – Bana iyi geliyor. – Paranın iyileştirmediği hasta ruh yok tabi. Sen de haklısın. – Hiçbir zaman anlamadığın gibi yine anlamadın beni. – Anladım, anladım hatta ilk kez bu kadar doğru anladım. İlk kez…