Segâh

You are currently viewing Segâh

Kütüphaneden yeni çıkmıştım.

İşten eve dönüyordum.

Güneş battıktan hemen sonraydı. Gündüzün geceye yenildiği o ince çizgideydi vakit. Babaların kollarının altına iki ekmek kıstırıp muzaffer bir komutan edasıyla evlerine döndüğü, adımların hızlı atıldığı demler…

Bense inadına ağır yürüyordum. Her şeye geç kalmış da artık hiçbir şeye yetişmek istemiyor gibiydim. Kulağım bir sesi aradı uzun süre. Hep bu saatlerde duyulurdu. Tam vaktiydi. Ama yoktu. Hiç olmamıştı ki zaten bu memlekette. Belki de hiçbir zaman olmayacaktı.

Ellerimi cebimden çıkardım. Telefondaki programların birinde bir arama yaptım. Kulaklığımı taktım ve sesi sonuna kadar açtım.

Bir ramazan akşamının iftar sevinci doldu içime.

Makam segâhtı.

Beni bilgilendir
Bildirim seçiniz
guest
2 Yorum
Satır içi geri bildirim
Tüm yorumları gör
buket
4 Mart 2024 11.09

Ramazan heyecanı 🙂

Biredip
Yanıtla  buket
5 Mart 2024 19.53

Teşekkür ederim Buket,
Aslında tam olarak Ramazan heyecanı değildi anlatmaya çalıştığım şey. Bazen yazarın kastettiği ile okurun anladığı, çok farklı olabiliyor. Diğer okuyucular için yönlendirme olmasın diye bendeki mana bende kalsın. 😊