fotoğraflar her şeyi gösterir mi?

Fotoğraflar Her Şeyi Gösterir mi?

Arkamda boş sıralar.. Bir ders sonrası… Herkesin son zille birlikte okuldan kaçarcasına gidişinden sonra gönüllü kalınmış bir ikindi vakti.1

Daha dün gibi. Oysa üstünden dokuz yıl geçmiş. Daha dün gibi. Her bir hatıra en canlı haliyle zihnimde cirit atıyor.

Okul Halil Akyüz Anadolu Lisesi. Sınıf 11/E. Yıl 2015-2016. Ay? Ayı çıkarmam biraz zor görünüyor. Ama fotoğrafa yansıyan mevsime bakılırsa bahar olmalı. Fotoğrafın orijinalini bulursam tam tarihi söylerim. İnşallah kaybolup gitmemiştir fotoğraf. Bir vicdansızın elinden geçmişe dair kurtarabildiğim karelerin içinde vardır diye umuyorum.

Kendi geçmişine saygısı olmayanların benim geçmişime saygı duyacaklarını sanmaktı en büyük yanılgım. Ama dijital izleri yok etmek öyle “sildim” demekle olacak bir şey değildi. Ancak dijital saklama araçlarını yakarsanız tamamen yok edebilirdiniz. Ve bunun için artık çok geç. Hem dijital nesneleri yaksanız bile kendinizi yakmadığınız sürece hatıraları silip atmanın yolu var mı? Konumuz bu değil. Geçelim.

Görevde olduğum – hukuksuz bir KHK ile atılmadan önce- son yıldı. Antalya’da Fatih projesinin ilk kez uygulandığı üç okuldan biriydik. (Yanlış hatırlamıyorsam Türkiye genelinde proje için seçilmiş birkaç pilot il vardı. Yani Türkiye’de de projeyle ilk kez biz tanışmıştık.) Birkaç yıldır bütün sınıflarda etkileşimli tahta -daha genelgeçer tabirle akıllı tahta- kullanıyorduk. Ve o tahtalar her türlü ihtimama rağmen bozuluyor, bakım gerektiriyordu. Ya Windows çöküyor veya daha başka yazılımsal bir arıza ortaya çıkıyordu.

O akıllı tahtalar kaç kez elimden geçti kim bilir. Nice saatimi tahtaların problemlerini çözmek için feda ettim bilen bilir. Şikayet yoktur. Okulda bir bilgisayar öğretmenimiz vardı elbette. Hakkını teslim edeyim, hoca hanım işini iyi yapıyordu. Benimki sadece ona yardımcı olmaktı, yükünü hafifletmekti. Bir hobiydi benim için. Sevdiğim bir işi keyifle yapmaktı. Hatta o yıl bir kursa katılmış ve “formatörlük” belgesi almıştım. Belki bir sonraki yıl -tabi ben istersem- farklı birkaç okulda bilgisayar formatörü olarak görev yapacaktım. Edebiyattan vazgeçip bu işi meslek olarak yapar mıydım? Bu soruya şimdi -on yıl sonra- cevap vermek, verebilmek çok zor hatta imkansız.

Daldan dala atlarken sınıfı ve fotoğrafı unuttum. Masada boş bir çay bardağı var. Hep olduğu gibi. Bir fare, parmak bellekler, dolap ve tahta anahtarının takılı olduğu bir anahtarlık.

Fotoğrafı kim çekmiş olabilir? Zihnim beni yanıltmıyorsa telefonla otomatik çekmiş olmalıyım.

Fotoğrafta sizin görmedikleriniz, göremedikleriniz var daha. Her şeyden önce kırklı yaşlar var. Ah! Kırklı yaşlarım… Çalınmış on yıl var. Öğrenci sesleri var. Hocam diye havaya kalkan parmaklar var. Tatlı yazılı telaşları var. Özene bezene hazırlanmış sınav kağıtları var. Şiirler var yarım bırakılmış, kitaplar var okunmaya vakit bulunamamış. Görülmüş ama görmezden gelinmiş lise aşkları var. Devam edenlere sevindiğim, yarım kalanlara üzüldüğüm.

Şimdi içinizden söyleniyorsunuz. On yıl olmuş hâlâ aynı yerde duruyorsunuz hocam, geçin artık. Bugüne gelin, bugünü ıskalamayın, diyorsunuz.

Haklısınız -belki de değilsiniz-. Geçmişe dair bildikleriniz, benim bugün yazdıklarımdan ibaretse bugüne dair bilecekleriniz de ancak on yıl sonra yazılacak demektir. Bugünümü anlatmıyorum. Çarşaf çarşaf sosyal medyaya dökmüyorum her şeyi, birilerinin yaptığı gibi. Öğrenmek istiyorsanız on yıl bekleyeceksiniz.

On yıl sonra bu günleri anlatırken, yaşadığım hayatı gördüğünüzde ağzınız açık kalacak, bundan eminim. Vay be diyeceksiniz, adam bir Instagram profilinde damar şarkılarla bunalım takılırken meğer gününü gün ediyormuş, diyeceksiniz. Bahse girerim, diyeceksiniz.

Fotoğrafta görmediğiniz birkaç şey daha var tabii. Sitem var, öfke var, nefret var, beddua var. Ağız dolusu küfür var.

Her şeyden önemlisi ah var.

Ah!

Muhatabı kim derseniz herkes payına düşeni alsın derim. İsteyen sitem alsın, isteyen öfke. Hepinize yetecek bedduam da var, ahım da.


  1. Bu yazı, birkaç gün önce Instagram’da paylaştığım bir fotoğraf gereğinden fazla ilgi görünce fotoğrafın düşündürdükleri üzerine yazıldı. Fotoğrafı yazının görseline küçücük hâliyle koydum, bahsi geçen okulla birlikte. ↩︎

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir