Kategori: Mektup

  • Mecnun’un Sele Verdiği Âlem

    Mecnun’un Sele Verdiği Âlem

    Sevgili Esma, Bugün melekler çok çalıştı. Binlerce yağmur tanesi taşıdılar. Yağmur hasreti çeken sadece toprak değildi. Yüreklerimiz de çatlamıştı epeydir yağmursuzluktan. Ama gözyaşlarımız yağmıyordu bir türlü. Kaç zaman var ki ağlamayı unuttu insanımız. Bu milletin gözpınarları nasıl kurudu böyle? “Bildiklerimi bilseydiniz, az güler, çok ağlardınız.” hitabının muhatabı bir insanlık nasıl oldu da böylesine ‘başka’laştı? Ağlamak…

  • Birkaç Müphem ve Mütereddit İfade

    Birkaç Müphem ve Mütereddit İfade

    Sevgili Hakan Giray, Az zamana sıkıştırılmış çok yazının yeknesaklığı içinde satırlarda şekilleniyor düşünceler. Yinelenmiş cümlelerle çıkmak istemem karşına. Böyle olursa da hoş görüle!.. Hatıra defterlerinin sıcak yüzlerine bakarak yazmanın güzelliğinden çok uzak bu beyaz sayfalar. Kime yazdığını bile anlayamıyor bazen insan. Tüm bu olumsuzluklara rağmen hazırlamayı düşündüğünüz yıllığın bir köşesinde bu satırlara da yer bulabilecek…

  • Az Boğuşmadık Acıyla

    Az Boğuşmadık Acıyla

    Sevgili Ayşegül, “Acının insana kattığı değeri bilirim.”1 diyen şarkıcı hangi acıları yaşamıştır ikimiz de bilmiyoruz. Ama bu sözün doğruluğunu biliyoruz. Acıdır; yakar, dağlar. Dünyanın çivisinin çıktığı günden beri acı uğramıyor bu semte, bu sokaklara. Her şeye gülen bir nesil var artık. Hem nasıl gülüneceğini de bil(e)meyen. Sadece ağzını açıp ilginç sesler çıkaran, bunu da gülmek…

  • Sensizliğin Hüznü

    Sensizliğin Hüznü

    Sevgili Ayşe Nur, Yine bir veda yazısı… Siz istediniz, ben yazdım. Her ne kadar duygularımızı paylaşmışsak da metinlerde, ne yazacağına karar verememenin tereddüt dolu satırlarıydı bunlar. Biraz da, yıllıklarda –ve de hatıra defterlerinde– hep aynı kelimelerle yer alan öğrenci duyguları arasında farklı bir ses olur mu, düşüncesiyle kalem ve kâğıdın dostluğuna müracaattı. Hatta düzgün bir…