Erzincan’a Deyişler
Bir kara haber ki zor konur adı
Duyanın kırılır kolu kanadı
Felek ikide bir atar tokadı
Yazgım der sineye çeker Erzincan
Yazgım der gözyaşı döker Erzincan
Belaya sevdalı kışlar böyledir
Yangına atılan kuşlar böyledir
Karaya gark olan düşler böyledir
Sabır er ekmeği, ayan Erzincan
Sen gerçek gazisin, dayan Erzincan
Erzincan’da dağlar gökle öpüşür
Yiğitleri ecel ile kapışır
Çok katlı binalar yere yapışır
Çöküntüde kalan candır Erzincan
Toprağın emdiği kandır Erzincan
Deprem olmuş gece duyduk haberi
Kim tığ saplar, kim vurur ki teberi?
İçi insan dolu beyaz evleri
Demek deprem yıktı, viran Erzincan
Yaslara bürünmüş, yârân Erzincan
Pusuda biri var, zamanı kerter
Toprağı çıldırtır, hep alttan dürter
Yer gök zangır zangır, bu acı yeter
Kadirsin Allah’ım, gülsün Erzincan
Son olsun gözyaşı, silsin Erzincan
Çok konuğun oldum içinden geçtim
Ekmeğinden yedim, suyundan içtim
Gönlüme ben seni bir mesken seçtim
Şimdi o meskenim mezar Erzincan
Dilim konuşmaktan bîzar Erzincan
Kime tel çekeyim, çeksem kim alır?
Mektup yazsam gitmez, yollarda kalır
Acın yüreğime selce boşalır
Duy, diyorum, duy sesimi Erzincan
Ağıt yaptım nefesimi Erzincan
Kazadır bu, kaderdir bu, unutmaz
Ölenler yan yana, sağlar yer tutmaz
Feryat figan yara deşer, kurutmaz
Gün her sabah yeni doğar Erzincan
Sabredersen rahmet yağar Erzincan
Bir türkü var hafızamda çok yarım
“Nerde benim mor sümbüllü bağlarım?”
Sabîleri düşündükçe ağlarım
Gözyaşımı çaya kattım Erzincan
Yüreğimi sana sattım Erzincan
Karakoç bu kırım bir gül kırımı
Haslet de vuslat da kurşun erimi
Sormayın rengini mor mu sarı mı
Al yeşilken şimdi kara Erzincan
Almış yüreğinden yara Erzincan
Bahaettin Karakoç


Sen de düşüncelerini paylaş!