ALLAH RAHATLIK VERSİN
Akşam kapı eşiğinde bir terli esvap gibi
soyunmak vardı dertlerinden âlemin
bir entari serinliğini giyinmek
kendini derdini bile tesbih gibi çekmek elinde
yün örmek vardı akşamları bir koltuğa gömülü
bir polisiye roman okumak vardı karşında senin
sorgusuz dilsiz gözlerimizi kaldırıp
ara sıra bakmak birbirine
oturmağa konuklar gelmesi bazen
çevresinde bir masanın kaygısız
sıcacık konularda bir demli çay gibi
geçici dostlarla konuşmak
ölümü görmeden koşmak vardı ölüme
yaşadığını duymadan yaşamak
adını bilmeden oynamak bir oyunu
sevinçsiz gülebilmek kaygısız ağlamak
masallarla avutmak vardı kendini
türkülerle uyutmak
kanıvermek sözlerine
iyi kalpli peygamberin
düşünmeyebilmek yoruldukça düşünmekten
kamaştıkça örtebilmek gözlerini
uyumak vardı saatinde rahat
düşlerde bile örtülü gözleri.
Bülent ECEVİT


Bir yanıt yazın