Gazel
Hâsılım yoh ser-i kûyunda belâdan gayrı
Garazım yoh reh-i 'aşkıñda fenâdan gayrı
Ney-i bezm-i gamem ey mâh ne bulsan yile ver
Oda yanmış kurı cismümde hevâdan gayrı
Perde çek çehreme hicrân günü ey kanlı sirişk
Ki gözüm görmeye ol mâh-likâdan gayrı
Yetti bî-kesliğim ol gâyete kim çevremde
Kimse yoh çizgüne gird-âb-ı belâdan gayrı
Ne yanar kimse bana âteş-i dilden özge
Ne açar kimse kapum bâd-ı sabâdan gayrı
Bozma ey mevc gözüm yaşı habâbın ki bu seyl
Koymadı hîç 'imâret bu binâdan gayrı
Bezm-i 'aşk içre Fuzûlî nice âh eylemeyem
Ne temettu' bulunur bende sedâdan gayrı
Fuzûlî
Günümüz Türkçesiyle
Senin semtinde belâdan başka elde ettiğim şey yok
Aşkının yolunda yok olmaktan başka amacım yok
Ey âh, ben gam meclisinin bir neyiyim; ne bulursan dağıt!
Ateşe yanmış kuru tenimde arzundan başka!
Ey kanlı gözyaşı! Ayrılık günü perde çek yüzüme
Gözüm, o ay yüzlü (sevgiliden) başkasını görmesin.
Yetti kimsesizliğim, o dereceye vardı ki, etrafımda
Belâ girdabında dönüp dolaşan başka kimse kalmadı.
Ne gönül ateşinden başka kimse yanar bana,
Ne de sabah rüzgârından başkası kapımı açar!
Ey dalga! Gözyaşımın kabarcığını bozma ki bu sel
Bu binadan başka (gönlümde) sağlam yapı bırakmadı.
Fuzûlî! Aşk meclisinde nasıl ağlayıp inlemeyeyim
Zira feryattan başka ne fayda bulunur bende!

Bir yanıt yazın