Bu Akşam
Bu akşam sularla gözlerime dol
Uzak vadilerden akma bu akşam
İster gerçek olsun isterse hayal
Elini elimden çekme bu akşam
Bir deniz kıyısı ela gözlerin
Gurbette andığım sıla gözlerin
Benziyor sonsuz bir yola gözlerin
Benden başkasına bakma bu akşam
Otur başucuma konuş benimle
Rüzgarın sesinden şarkılar dinle
Bir dünya kurmuşum yalnız seninle
Küsüp de başıma yıkma bu akşam
Gül tutmaya layık ellerin senin
Güzel sözle süslü dillerin senin
Benim de mekanım illerin senin
Ateşe verip de yakma bu akşam
Hasan Akçay
Bu şiiri ilk şiir defterimden aldım. Üniversite yıllarımda doldurduğum bir defter bu. Şiiri buraya yazarken şair ve kitap gözümün önüne geldi. İnternette biraz araştırdım. Turkuaz renkli bir kapağı vardı kitabın. Hâlâ aynı canlılıkla gözümün önünde durur. Biraz acemi şiirlerdi onlar, bilirim. Araştırınca gördüm ki şairin ilk kitabıymış şiiri aldığım “Eylül Yorgunu”.
Kendimi bir anda üniversite yıllarımda buldum. Otuz yıl önce hangi duygularla bu şiiri defterime aldığımı aradım zihnimde. Hiçbir iz yoktu. Kendini unutturan şiirleri seviyorum. Hatırası olmayan. Okunduğu ve deftere alındığı gün -belki- bir amacı olan ama sonrasında sıradanlaşan şiirler. Güzelliğini bir amaçtan değil, sadece salt şiirden alan.
Kabul ediyorum. Biraz yaşlanmış olabilirim. 🙂


Bir yanıt yazın