-

·
“Gittiğin Akşamı Alıp Gel Artık”
Sevgili Seher, “Belki ayrılığı yanlış anladık / Belki de kalplerin hilesi zaman / Vakti bir yerinden kırıp gel artık / Bir kaç mevsim getir hatıralardan”1 Bir fincan kahve için kırk yıl hatır biçilmiş. Bizatihi kahvenin hatırı mıdır, yoksa bir fincan kahve içimi sürenin hatırı mıdır, bilmiyorum. Sorunun zoru: Üç yılın hatırı ne olmalı? Kıyas kabul…
-

·
Sürur ve Hüzün
Sevgili Fatmagül, Bugünlerde tatlı bir telaşın içindesiniz sen ve arkadaşların. Bir koşturmacadır sürüyor. Eline küçük bir kağıt parçası geçiren birinin peşinden koşuyor. “Hocam bana yıllık yazar mısınız?” Hayır, demek mi? Cevabı yazının kendisidir. Neler yazıyor gençler, malum. Bu kısmını geçelim. Ben süreçteyim. Defterlerin öylesine açılan ilk bölümünden koparılan sayfalar kıymetli bir nesneye dönüşüyor bir anda.…
-

·
Vuslatı Mahşere Kalmış Ayrılıklar
Sevgili Hatice, “Kul kurar, kader güler” der bir şarkıda. (Kimin sözüdür bilmiyorum.) Öyledir. Lise hayatının ilk üç yılını nerelerde geçirdin kim bilir. Belki hep bir okula aidiyetin vardı, diplomayı o okuldan alıp bunu perçinlemek niyetindeydin. Belki üç yılda birkaç okul gelip geçti hayatından. Hiçbirine ait hissetmedin kendini. Ve son yılında bizimlesin. Halil Akyüz Anadolu Lisesinin…
-

·
Ertelenmiş Fotoğraflar
Sevgili Zeynep, “Edebiyatçının Biri’ni çok sevdiğini söyleyip onu çok az dinleyen Zeynep” mi demeliydim yoksa? “Sen giderken / Umudu, gerçeği / Kederi, neşeyi / Her şeyi koydun bavula / Ve yola çıktın erken erken.”1 Öyledir ya, erkendir bütün gidişler. Kapıya bir heyula gibi dikildiğinde ayrılık, yine hazırlıksız yakalandığımızı hissederiz. Bitmeyen işler gelir aklımıza. Yarım kalmış…
