Kategori: Kırlangıç Mevsimi
-

Yaşamak Sancısı
Sevgili Rabia, “Size gözümün nurunu, canımın ta kendisini emanet etmiştim ben. Onu geri almaya geldim. Emanetime iyi baktınız mı?”1 sorusunun dünyalık olmasa bile uhrevî cevapları için harcadık bunca yılı. Basit beklentilerin peşinde heder edilemeyecek kadar kıymetliydi ömür. Soruyu soran Nazan…
-

“Seneler Nasıl da Bir Su Gibi Aktı”
Sevgili İnayet, “Şimdiki aklınla yeniden başlayabilseydin her şeye / Pişmanlıkların olmazdı bugünkü kadar / Doya doya gülmeleri zaten unuttun / Ve sevmeleri / Ve sevilmeleri / Seneler nasıl da su gibi aktı / Hatırası bile öyle uzak ki / Başını koyup da bir omza / Güzel şeyleri duymayalı…
-

Üç Beş Cümle Bavulda
Sevgili Nurseda, “Çaldım” zannıyla önünde beklediğimiz ne çok kapı var hayatta. Ama Peygamber (sav) âdâbıdır, üç kez çalınmalıdır kapı. Yine de açılmazsa gidilir. Hangi kapıyı kaç kere çaldığının hesabını sen yaparsın. Çalsaydın açardık. Gönül kapımız herkese açıktı. Öyle ki kimsenin…
-

Kalemin Dilinde Çocukluğumuz
Sevgili Ayşegül, Bir yazının yazılma vakti ile o yazının muhatabı arasında nasıl bir ilgi vardır, biliyorsan söyle. Bahtına gece düştü. Geceye hüzün düştü. Hepsi bir düş’tü. Karanlığın çağırdığı karamsarlık hali değil söylemek istediğim. Bilakis yıldızların ışıltısı, ayın parıltısı. Hani yaz…