Eski Bahçe
IV
Yıllardan yıllardan sonra bu şehir
Bu bahçeler… bu kalp, bu zalim gece
İçimde hep aynı şarkı söylenir
İçimde hep aynı garip düşünce
Yıllardan yıllardan sonra bu şehir
Bu bahçeler, bu kalp, bu zalim gece
Sanki çocukluğun dallarda gülen
Ve beni çağıran telaşlı sesin
Kalbime bir ışık gibi dökülen
Şimdi hangi uzak dağ köyündesin
Sanki çocukluğun dallarda gülen
Ve beni çağıran telaşlı sesin
Seni hangi gurbet alıp götürdü
Hangi gurbet çaldı güzelliğini
Sen ey içimdeki en güzel türkü
Duydum mevsimlerle tükendiğini
Seni hangi gurbet alıp götürdü
Hangi gurbet çaldı güzelliğini
Nasıl bir oyuna geldi bahtımız
Mesafeler nasıl ayırdı bizi
Bu küçük şehirde bıraktığımız
Dönüşü olmayan günlerimizi
Nasıl bir oyuna geldi bahtımız
Mesafeler nasıl ayırdı bizi
Huzuru unutmuş eski bahçeler
Tedirgin bir ışık yüzer dallarda
Boşanmış yoluna bembeyaz seher
Bir ölüm tufanı gibi baharda
Huzuru unutmuş eski bahçeler
Tedirgin bir ışık yüzer dallarda
İşte kapındayım yorgun, perişan
İşte kapındayım vursunlar beni
Vursunlar sevdiğim bir kuş yerine
Bir kuşun sesiyle değişsin dünyam
Bir kuşun sesine hasret gövdemi
Sersinler bu şehrin bahçelerine
İşte kapındayım vursunlar beni
Vursunlar sevdiğim bir kuş yerine.
Nurettin Özdemir


Bir yanıt yazın