Uzun zamandır selamsız sabahsız yaşıyorum. Buraya yolumu düşürüp de üç beş kelam etmek zor geldi. Son dönemlerde “Niye yazıyorum?” sorusu sürekli meşgul ediyor zihnimi.
Sahi insan niye yazar ki?
Cevap bulamadığım her yinelemede buraya gelip bir şeyler yazmak da bu işin ironisi olmalı. Bu blogda bu soru için verilmiş pek çok cevabım var, tekrar etmek istemiyorum.
Ben şimdi ortaya karışık bir şeyler söyleyeyim, siz de anın tadını çıkarın.
Bilinmeyen şiirler adıyla başladığım derleme şiirler listesi çığ gibi büyüyor. Şaka şaka, çığ gibi değil. Çığ zaten felaket çağrıştırıyor, benim felaketle işim olmaz. Olması gerektiği hızda ilerliyor. Okuduğum her güzel şiirden sonra şairleri kıskandığımı fark ediyorum. Söylenebilecek bütün güzel cümleleri söylemişler deyip kalemi bırakıyorum. Her gün biraz daha çirkinleşen şu dünyada iyi ki şiir var. Şiire tutunun. Sen de tutun, yazık etme kendine!
İki buçuk yıl önce Anlamsız Kelimeler Sözlüğü adıyla başladığım çalışmada 1000 kelimeyi geçeli epey zaman olmuştu. Bugünlerde 2000 gönderiyi geçtim. Bu garip sözlük nereye doğru evrilecek ben de merak ediyorum. Su akar, yolunu bulurmuş.
Okunacak kitaplarım var, okuyacak zamanım var. Ama okumuyorum. Bilin bakalım ne yok? Hevesim yok. Heves, gazozdaki gaz gibidir. Litrelik gazozu açarsınız, bir bardak içip kalanını dolaba koyarsınız. Canınız tekrar gazoz çektiğinde gazının kaçmış olduğunu fark edersiniz. Ve içemezsiniz. İnat edip içseniz bile içtiğiniz şey gazoz olmaz, şekerli su olur. Heves böyle bir şey. Gazı kaçtı mıydı onu bırakacaksınız hatta dökeceksiniz ki zihniniz bir köşede heves var diye umutlanmasın.
Bunları bize niye anlatıyorsun demeyin, size anlatmıyorum. Kendim için not tutuyorum.
Kitap diyordum, heves diyordum, konu gazoza çıktı. Ben şimdi bir Niğde gazozu içmez miyim? İçerim. Hatta fotoğrafını çekip bu yazının görseli yapmaz mıyım? Yaparım. Yaptım.
Tavsiyedir, içecek insan sayısı azsa asla litrelik içecek almayın. Küçük cam şişe en ideali ve en keyiflisidir. Bir sevgiliyse içilecekse bile tek, küçük, cam şişe yine en idealidir. Bir sen, bir o… Aşk için. Yine kısacık, harika, sanatlı bir cümle yazdım. Aşk için…
Çok da keyifli başlamayan bu yazı bence “aşk için” ifadesiyle güzel bir sona ulaştı. Haydi şimdi siz de şu sıcak yaz günlerinde kendinize bir gazoz açın, afiyetle için. Bana da bu kıyak hatırlatma için dua edin.
Gazoz bitti.


Bir yanıt yazın