Söz
Yitirdiğim bir şey var, sende arıyorum
Yüreğim bir madenci feneri, yol uçurum
Yaklaşma diyorsan peki, umudum
Bir daha kimseden sormayacağım seni
Söz olsun
Akrep tutmuş gibi kirpiklerinin ucundan
Beni görünce üşüyorsun tamam
Uğramam bir daha kamçılasa da kan
Sana kör bakacağım, görmeyeceğim seni
Söz olsun
Dağlara doğru uçan kuşlarla
Tüm sırları soyulmuş nemli düşlerle
Öfke çiçekleri getiren kışlarla
Korkma yokuşlarda yormayacağım seni
Söz olsun
Kurtlar gibi ulusa da gönlüm ardından
Sormayacağım yüzünü izini yollardan
Tüfeğimin namlusunun ucuna konan
Kınalı keklik olsan da vurmayacağım seni
Söz olsun
Bir kuvvet iksiridir eski fotoğrafların
Bakışların konuşur kilitlense de dudakların
Şimdi yol ayrımındayız, bakın
Af çıkmazsa artık sormayacağım seni
Söz olsun
Elindedir, dönüştür bu ağıtı serenatlara
Düş atları uçursun bizi bulutlara
İki kılıç gibi dövüşürken akla kara
Adak olsan da kurban vermeyeceğim seni
Söz olsun
Mehmet Aycı

Bir yanıt yazın