-

·
Bilmediğiniz ve Kanıksadığımız
Sevgili Esra, “Bir beyaz gemiydi ayıran onları / Kadın güvertedeydi, adam rıhtımda / Şimdi unuttum yüzünü kadının / Adamın gözleri aklımda” mısralarını kaleme alan şair hangi ayrılık sahnesini anlattı, ne sen biliyorsun, ne ben biliyorum. Hayli zamandır limana doğru yaklaşan bir beyaz gemi, bir sabah uyandığında seni (ve arkadaşlarını) bu limandan alıp gidecek. Kaçıncı kez…
-

·
Zamansız Gelen Ayrılıklar
Sevgili Şeyma, “Biz çocukken hatıra defterlerimiz vardı. Bir de kalbimiz kadar temiz bir sayfa ayırdığımız için teşekkür eden arkadaşlarımız…” diyen sendin. “Tadını unutmaya korktuğumuz, ürperip geriye bakamadığımız, ne kadar yazmak istesek de yazamadığımız hatıralar vardır. Zamansız gelen ayrılıklar yüzünden…” diyen de. “Yazılanlar aynı, tarihler aynı, kişiler farklı. Zaman ne çabuk geçiyor.” ifadeleri de sana ait.…
-

·
Gözyaşların da Üşüyecek
Sevgili Hatice Beyza, “Bir gün akşam olur, biz de gideriz / Kalır dudaklarda şarkımız bizim.”1 Gün döndü. Sarıdan kızıla dönüyor her şey. Hükmünü yitiren güneş bir seyir nesnesine dönüşmüş. Batacak, bitecek. ‘Biten’in güzelliğini izleyen insan kanıksanmış bir hâl üzre acıdan zevk almanın hazzı içinde. Bilir ki yarın yeniden doğacaktır güneş. Işıltılı bir ân’a uyanacaktır gün.…
-

·
Kırk Dakikaya Ne Sığarsa
Sevgili Ümmü, Kelimeleri bu kadar hızlı tüketmek hazımsızlık yapacak belki. Lakin seni ve arkadaşlarını kırmamak adına bu sancıya katlanmak gerek. Yarınları kelime kelime, cümle cümle inşa ederken hiç hafakan yaşamayacaksa insan, niye yaşar ki? Bir gerçek var ki ne yazarsak yazalım, her şeyi söylemek mümkün değil. Bir şeyler hep eksik kalacak. En güzel / en…
