Siz Hiç
Siz hiç toprak bellediniz mi?
Kazma kürek aldınız mı elinize?
Kök söktünüz mü parmaklarınız kabarırcasına?
Alnınızdan aktı mı terler
Güneşin altında?
Tere toprağa bulanmış
Belenmiş toprağa tere
Yorgunluğu duydunuz mu?
Bir tas soğuk suyu
Ya da bir gözenin sularıyla karılmış
Bir bakraç ayranı
Dikip başınıza içtiniz mi?
İçip şükrettiniz mi
Ellerinizi açarak Tanrı’ya?
Ve sonra
Yorgunluğunuzu bir ağacın altında
Toprağa bıraktınız mı?
Bıraktınız mı alın teri misali toprağa
Yorgunluğunuzu?
Uzandınız mı şöyle sırt üstü
Hayallere daldınız mı?
Düşündünüz mü ekilen tohumların
Toprağın bağrında hayat bulacağını
Göğereceğini toprağın üstüne doğru
Toprağın altına kök salacağını
Sararacağını başakların
Dolu dolu içleri?
Ve meyveye dönüşeceğini dalların
Çiçek yüksü giysilerinden sıyrılıp
Dalların meyveye dönüşeceğini
Düşündünüz mü?
Sürülmüş bir tarla dönüşü
Bellenmiş bir bağ sonrası
Siz hiç düşündünüz mü
Yirmi dört saatlik ömürlerinin telaşıyla
Yarınlara…
Yarınlara uçuşan kelebekleri
Börtü böcekleri?
Mustafa Kayabek

Bir yanıt yazın