Kara Yılan
Güneşin yeni doğduğunu sana haber veriyorum
Yağmurun hafifliğini toprağın ağırlığını
Ve bütün varlığımla kara yılan seni çağırıyorum
Seni çağırıyorum parmaklarımdan süt içmeğe
Pamuğun ağırlığını yapan dağın hafifliğini
Sana haber veriyorum yeni doğduğunu güneşin
Ben güneyli çocuk arkadaşım ben güneyli çocuk
Günahlarım kadar ömrüm vardır
Ağarmiyan saçımı güneşe tutuyorum
Saçlarımı acının elinde unutuyorum
Parmaklarımdan süt içmeğe çağırıyorum seni
Ben güneyli çocuk arkadaşım ben güneyli çocuk
Ben çiçek gibi taşımıyorum göğsümde aşkı
Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum
Gelmiş dayanmışım demir kapısına sevdanın
Ben yaşamıyor gibi yaşamıyor gibi yaşıyorum
Ben aşkı göğsümde kurşun gibi taşıyorum
Seni süt içmeğe çağırıyorum parmaklarımdan
Kara yılan kara yılan kara yılan kara yılan
Sezai Karakoç
Şu Bilinmeyen Şiirler Antolojisi için harcadığım emeği görseniz aklınız şaşar. Her şeye rağmen en doğru şiirin peşinde koşmaya devam ediyorum.
Yukarıdaki şiirin “Gelmiş dayanmışım demir kapısına sevdanın” dizesi için en az yarım saatimi harcadım. Şiiri yıllar önce bu şekliyle defterime almışım. İnternette biraz gezindim, bütün sayfalarda “dayanmışım” kelimesi “dayanmış” şeklinde geçiyordu. “Olamaz, ben bu şiiri hep yukarıdaki gibi okudum, üstelik mana da yerine oturmuyor.” dedim. Sonunda şairin “Şahdamar – Körfez – Sesler” kitabından orijinal hâliyle buraya ekledim. Şimdi içim rahat. Artık internette Kara Yılan şiirinin de en doğru hâli var. Edebiyat dünyasına yaptığım bu küçük katkı için kendimi daha çok sevebilirim. 🙂


Bir yanıt yazın