Unut Her Şeyi

You are currently viewing Unut Her Şeyi

kıymeti bilinememiş zamanlar biriktirdim
yarınlar kıymete binsin diye
bir hayat bilgisi kitabında geçmez
ben yine de ders aldım
bir gün anlatırım pişmanlıklarımı
hüznün gölgesi düşer sesime
duyarsın, avaz avaz susturabilirsem maziyi
kalbim utangaç bir öğrencidir
bildiklerine biliyorum diyemez
çalışmıştır aslında kıymeti bilinmemiş
zamanlar konusuna sular seller gibi
anlatamaz

bana ne getirdin diye sorma
“sana kendimi getirdim belki unutmuşsundur”
ne kadar zaman kaldıysa onu getirdim
azat kabul etmez bir köleyim
kıymet bilmeye geldim işte
gözlerindeki yağmuru silmeye geldim
takvimleri yırttım zamanı unut
yerim kalbin olsun kalbin merhametlidir
anlar

Blogda günlük yazılar yazmayı ne zaman başarırım bilmiyorum. Yine epey önce yazdığım bir şiiri mazinin tozlu raflarından indirip getirdim size. Şiirin altında 19 Temmuz 2017 tarihi vardı. Kendimi o tarihe ışınladım. Baktım, beni ilgilendiren pek bir şey kalmamış orada. Hemen geri döndüm. Ne şiirin yazıldığı mekan ne şiirin muhatabı ne de başka bir şey…

Kişisel hayat hikâyemizde takvimin işleyişi hiçbir zaman durmaz ama geriye dönüp baktığımızda tarih şeridinde yaşanmamış yıllar olduğunu görürüz. Neredeyse son on yıl böyle bir belirsizlikle geçti, geçiyor. Kullara sitemimiz vardır ama kadere isyanımız yoktur. Olanda hayır vardır. Ülkenin hızla uçuruma doğru sürüklendiği şu dönemde yarının ne getireceğini bilmiyorum, bekleyip göreceğiz. Bildiğim tek şey var: Avrupa sizi kıskanmıyor haberiniz olsun. Avrupa’nın ülkeye bakışını bir atasözü ile anlatmak gerekirse şunu söyleyebilirim: Eldeki yara, duvardaki delik!

Beni bilgilendir
Bildirim seçiniz
guest

0 Yorum
Satır içi geri bildirim
Tüm yorumları gör