Blogla ilgili birtakım uğraşlar

Blog Üzerine Birtakım Uğraşlar

Birkaç gündür blogla uğraşıyorum. Uğraşmak fiili içinde biraz olumsuzluk barındırıyor ama kesinlikle böyle bir şey değil benimki. Tamamıyla “hobi”ye karşılık gelen bir uğraş. Zevk alarak yapılan bir işten bahsediyorum.

Neler yaptığımı merak ediyor musun?

Nerdeyse bütün yazılarımı gözden geçirdim. Çok az kaldı, onları da halledeceğim inşallah. (Bu yazıyı da araya mola olarak sıkıştırdım. Haberin olsun ey okur!)

Blogda WordPress kullandığımı biliyorsun. Önce sayfanın görünen yüzüyle uğraştım biraz. Göze hoş görünmeyen yerleri elden geçirdim. Bazı eklentilerde canımı sıkan yerler vardı, onları düzelttim. Bazı eklentilerin Türkçe olmayan yerlerini Türkçeye çevirdim. Bu bir takıntı olabilir. Türkçe bir blogda yabancı bir kelime görmeye dayanamıyorum. Mesela bazı blogların arama çubuğunda “search” yazıyor, sinir oluyorum.

Sonra yazılarımda gördüğüm imla ve noktalama hatalarını düzelttim. Bazı kelimelerin imlasında zaman içinde değişikliğe gittiğimi fark ettim. Ama TDK’nin imlasına sadık kaldım hep.

Yazılarımda yüzlerce şiirden alıntı yaptım belki bugüne kadar. Birçok yazıda bu alıntıların kime ait olduklarını zaten yazmıştım. Kime ait olduğunu belirtmediğim metinler için dipnotlar ekledim. Eğer cümle içinde veya metnin herhangi bir yerinde alıntının kime ait olduğunu söylemişsem dipnot koymadım, buna gerek yok zaten.

Tabi bu dipnotlar için bir eklentiye ihtiyacım oldu. Biraz araştırdıtan sonra işime en çok yarayan eklentinin Blank Footnotes olduğuna karar verdim. Hem dipnot eklemek kolay hem de eklentiyi iptal ettikten sonra blogda her şey sorunsuz işliyor, dipnotlar kaybolmuyor.1

Bu çalışmayı yaparken bir şey fark ettim. Eklediğim yüzlerce mısradan bazılarının şairlerini hatırlamıyordum. İnternete baktığımda da bu şiirleri bulamadım. Bunlar şiir defterimde mutlaka kayıtlı şiirlerdir ama ben şiir defterimden çok uzağım şu an. Bir süre bazı dipnotların içi boş kalacak mecburen.

Başka neyi düzelttim? Bazı yazıların içinde alt başlıklar vardı. Bunları da “h2, h3…” etiketleri ile standart hâle getirdim.

Sadece görsellerle ilgili bir düzeltme kaldı. Daha önceleri biraz küçük görseller kullanılmıştım blogda. Son yazılarımda bunu biraz büyüttüm. Bundan dolayı da eski yazılarla yeni yazıların görselleri farklı oldu. Bu da sayfada güzel görünmüyor. Aslında bu otomatik yapılabilecek bir şey ama sunucu, trafik vb şeylerden tasarruf etmek için görsellerin boyutlarını kendim ayarlıyorum.

Bütün bunlara vakit ayırırken kendimi belli alanlarda geliştirdiğimi fark ettim. Artık iyi derecede WordPress, orta seviyede HTML ve CSS bildiğimi söyleyebilirim.

İçerik ne durumda?

Buraya kadar her şey görüntü amaçlı idi. Bu bloğun ilk hedefi güzel bir arayüz değil kesinlikle. Okuyucunun ilk gördüğü kısmı önemsiyorum elbette. Lakin asıl önemli olan her zaman içeriktir.

Zaman zaman yazdıklarımın çok kaliteli şeyler olmadığı fikrine kapılıyorum. Sonra aklıma yazar diye geçinen üç beş isim geliyor. Yazarlık, bu boş insanlara bırakılamayacak kadar önemli deyip yazmaya devam ediyorum. Tuğçe Kazaz geliyor aklıma, sonra Hilal Kaplan geliyor. Bu kadına en iyi yazar ödülü verdiler ya, inanılır gibi değil.

Adaletin yanından geçmeyenlerin adaletle ilgili, yemek yapmayı bilmeyenlerin yemekle ilgili kitaplar yazdığını görünce yazmamak kendime ihanet olur diyerek kaleme sarılıyorum. Cümlenin gizli yazar(!)larını söylememe gerek yok sanırım.

Blog üzerine söyleştiğim epey yazı oldu. Bunları bir kategoride toplamalı mıyım sence? Merak ediyorsan hakkımda yazısını okuyarak başlayabilirsin. 🙂

Yazı çok uzadı. Bugünlük bu kadar hasbihal yeter. Ben sürekli buralardayım, beklerim. Arada selamı sabahı kesiyorsun, fark etmedim sanma. Daha sık bekliyorum. Çayımız her daim hazır sevgili okur.


  1. Bu yazıyı kaleme aldığım tarihten epey sonra dipnot eklentisi kullanmaktan vazgeçtim. Bunu artık WordPress’in kendi yazı editörüyle yapıyorum. Uzun zaman direndim, klasik yazı editörünü kullanmaya devam ettim. Bugün aldığım ani bir kararla Gutenberg editörüne geçiş yaptım. Artık WordPress’te var olan özellikleri eklentisiz kullanacağım. (13 Haziran 2024) ↩︎

“Blog Üzerine Birtakım Uğraşlar” ögesine 2 yanıt

  1. Blog üzerine vakit harcamak çok keyifli bir uğraş benim için de. Umarım okuyucumuz bol olur…

    1. Bir Edip avatarı

      Teşekkür ederim Rehitu.
      İnşallah hepimizin okuyucusu çok olur. 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir