Gazel
yanardım dudağında bir al çerağ olsaydım
kırardım aynaları saçına bağ olsaydım
en serin meltemleri gönderirdim günbegüin
ırağında yükselen bir karlı dağ olsaydım
nazarın bir çırpıda toprak eyledi beni
döner gene bakardım sevgili sağ olsaydım
kuşağında akçedir en verimli an'larım
yaprağı dökülmeyen bir altın çağ olsaydım
her sabah gözlerinde parlayan çiğ olsaydım
bu sevi çıkrığında dönen bir iğ olsaydım
yüreğimde savrulur bütün kır çiçekleri
o mamur konağının önünde bağ olsaydım
istemem mahileri gölün olsun istemem
ey nilüfer ben sana takılan ağ olsaydım
bağrımı dağladığın tılsımı anlasam da
bağrında bir gül gibi sızlayan dağ olsaydım
Mehmet Aycı

Bir yanıt yazın