-

·
Hiç Bitmeyen İmtihan
Sevgili Habibe, Hiç bitmeyen imtihanları geçerek geldik buraya. Ne çok yorulduğumuzu bilmiyor çokları. Bilmesinler. Bilmeleri de gerekmiyor. Kalbimize baksalar göreceklerdi. Bakmadılar, bakmak onların da kalbini yoracaktı çünkü. Üstelik yorgunluğunu aşikâr edecek birileri de yoktu buralarda. Hâsılı yorgunduk. “Yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var.”1 diyen şaire hak verip geçip gideceğiz bu âlemden. Hiç bitmeyen imtihanları geçerek geldik…
-

·
İlkyazın Nisanı Kadar Aydınlıktır Eylül
Sevgili Tuba Hatun, Kısmet bu ya, son sözü söylemek bana düştü. Onlarca sayfa, hiç sevgili uğramamış kalpler gibi bomboş dururken son sayfalara talip olmak akıllıca mıydı dersen, sanırım değildi. Hayat da böyle bir şeydir aslında. Özene bezene doldurulan ilk sayfalar… Çok çok özel insanlara ayrılmış bölümler… Tarife sığmaz denilen güzelliklerin defterlere sığdırılışı… Ve en güzel…
-

·
Önce Yüzlere Yabancılaşır İnsan Sonra İsimlere
Sevgili Emine, Ne garip şu insanoğlu! Bütün güzel satırları hatıra defterlerine saklıyor. Sanki başka yerde söylemek ve yazmak günahmış gibi. Ve bu defterlerin gerçekçi olmayan, her yanından riya akan cümleleri bunaltıyor beni. Gözlerinin içine bakıp da bir kez bile “Seni seviyorum.” demediğimiz / diyemediğimiz insanlara sayfalar boyu sevgi sözcükleri sıralıyoruz. Günlük hayatın meşgalesi içinde hiç…
-

·
Bir An Gelir Film Kopar
Sevgili Mürşide, Hayat, “Mai ve Siyah”ın mavisi kadar mavidir aslında, bir o kadar da siyah. Ve alıştığımız bir şeydir yaşamak. Çizgileri ve sınırları çok önceden belirlenmiş olan.1 Tüm bu yeknesaklık içinde birbirinin kopyası öyle günler yaşarız ki, ömür yerinde saymaya başlar. Her şeyiyle kanıksanmış bir hayat ne kötüdür oysa, cıvıl cıvıl bir hayatı tahayyül eden…
