Kategori: Hatıra Defterlerinden Kalan
-

Yılları Kaybetmeyi Göze Alabilir misin?
Sevgili Melek Hayrünnisa, Sarı sayfaların üstünde gezinen kalemin bırakacağı iz’in anlamını ‘şimdi’ vermez bize. Ne zaman ki yıllar bir yaprak misali birikir kuytu köşelerde, hatıralara can gelir. Yüzü aydınlanır defterlerin. Maziden sızan solgun ışıklar yolumuzu aydınlatır. Ama aydınlatırken yüzümüze vurmaz…
-

Biraz Papatya Biraz Menekşe
Sevgili Ümmühan, “Melali anlamayan nesle aşina değiliz” diyordu Ahmet Haşim, “O Belde” adlı şirinde. Hatıra defterleri biraz bunun için var gibidir. Bir kırtasiyeden alırken bu defteri, bütün sevinçleri ağırlamıştın yüreğinde. Yüzünde çiğdemler açmıştı. Hatırlıyorsun değil mi? Zaman geçti. Eskidi. Solan…
-

Hayat Filmini Geri Sardığında
Sevgili Sevgi, Yaşlanıp gidiyoruz. Sen de buraya yaşlanmaya gelmiştin. Bunu biliyorsun. Yeterince yaşlandığını düşünüyorsan gidebilirsin. Hayat filmini dört yıl geriye sardığında gördüğün kareler bugünkünden çok farklı değilse… Farklıdır elbet. Farklı olsun. Farksızlık bir kaybetme halidir. Ya sen kaybedersin ya ben.…
-

Yazsam Roman Olur
Sevgili Gizem, “Yazsam roman olur.” diye başlayan ne çok cümle duydu kulaklarımız. Ve onların yazdıklarını hiç görmedi gözlerimiz. Yazılacakların çokluğunu herkes biliyor. Bu yüzden bir romana yeltenmişti düşüncelerimiz. Sadece bir romana değil bir nehir romana konu olabilecek kadar çoktu içimizdekiler.…