Kategori: Mektup
-

Erkene Alınmış Duygular
Sevgili Havva, “Şimdiye kadar hatırı sayılır miktarda ‘Mezuniyet Günü’ yazısı yazdım ben. Nasıl yazmayım ki? Her defasında, dört yıl boyunca neredeyse her gününe tanık olduğum ve her günüme tanık olan öğrencilerimi yola koymanın buruk bir tadı, hazin bir mutluluğu vardı…
-

“Sesime Ses Değse Çığlık Oluyor”
Sevgili Emine, Yaz yaz bitmiyor. Zaman daraldıkça “beni de unutmayın” diyenlerin sayısı artıyor. Keşkelerin boynuna yükleyip vebali, sudan bahaneler bulmalı. Daha çok vakit olsaydı yazardım demeli mesela. Ah, vakitsizlik! Zamanı genişletsek yine yetmeyecek, bu malum. Asıl gerçekse, yazının zamandan azade…
-

“Gittiğin Akşamı Alıp Gel Artık”
Sevgili Seher, “Belki ayrılığı yanlış anladık / Belki de kalplerin hilesi zaman / Vakti bir yerinden kırıp gel artık / Bir kaç mevsim getir hatıralardan”1 Bir fincan kahve için kırk yıl hatır biçilmiş. Bizatihi kahvenin hatırı mıdır, yoksa bir fincan…
-

Sürur ve Hüzün
Sevgili Fatmagül, Bugünlerde tatlı bir telaşın içindesiniz sen ve arkadaşların. Bir koşturmacadır sürüyor. Eline küçük bir kağıt parçası geçiren birinin peşinden koşuyor. “Hocam bana yıllık yazar mısınız?” Hayır, demek mi? Cevabı yazının kendisidir. Neler yazıyor gençler, malum. Bu kısmını geçelim.…