Bilinmeyen Şiirler: Bahaettin Karakoç – İtiraf Dilekçesi

You are currently viewing Bilinmeyen Şiirler: Bahaettin Karakoç – İtiraf Dilekçesi

Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman” şiirinden tanıyorsunuz onu. Bilmiyorsanız “Bilmiyorum.” diyebilirsiniz. Bilmiyorum demek de bir erdemdir. Adı şairin önüne geçen şiirler vardır. Böyle bir şiirdir bu. Oysa Bahaettin Karakoç denilince akla gelmesi gereken daha pek çok şiir vardır. İtiraf Dilekçesi bilinmeyen şiirlerinden biri değil aslında bu. İnternette gezinirken gördüm ki epey meşhur bir şiir. Benim şiir defterimde de olmalı diyerek buraya aldım.

Bu şiir aynı zamanda “Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman” şiirine de bir cevap gibidir.  Şair, kendisini bekleyen daha doğrusu beklemesini istediği sevgilisine gidememiştir. Kendi verdiği sözü yerine getiremenin ezikliği içinde sevgiliye itirafta bulunur.

Türk edebiyatında “Dede Korkut” ve “Beyaz Kartal” olarak anılan Bahaettin Karakoç üç yıl önce aramızdan ayrılmış. Yine kendisi gibi şair Abdurrahim Karakoç‘un abisi olan şairin ölümünden sonra yazdığım bir yazıda birbirinden güzel pek çok şiirinden bahsetmiştim. Onlara bir yenisini daha ekliyorum şimdi.

İtiraf Dilekçesi

Şimdi yalan çıkmanın utancını terliyorum
Ortalık olabildiğince bir kör-duman.
Ben kendi dumanımda boğulurken
Beyaz ve siyah atlarını koşturmuş zaman;
Ihlamurlar çiçek açmış
Rüzgâr ıhlamurların türküsünü söylüyor
Çıkıp bir yelkende oturmam mümkün değil
Utancımın terleri kurumadan
Zamanın dışına sarkamıyorum.

Ihlamurlar çiçek açmış, bense hâlâ burdayım
Kavlimize göre böyle olmayacaktı,
Muhakkak sana gelecektim bir çiçek vakti
Yüreklerinde hasret, seslerinde hasret
Turnalar geçiyor memleket memleket
Bense çaresizlikten bir hurdayım
Akbabaların döndüğü son çukurdayım
Yaşanmamış bir gün, gün değil,
suçu takvimlere bırakamıyorum.

Okumalısın:  Bir Blog Yazısının Seslendirilmesine Serenat

Sebep bir değil, beş değil
Ben birincisini söyleyeyim, ötesi kalsın
Kaderin hükmü bu, temyizi olmaz
Yaşanmış bir süreçtir sana rehin bıraktığım yaz,
Yakamaz, yakıştıramazsın, bugün dün değil,
vefasızlıkla ilgisi yok bunun efendim,
Tek başıma çare üretmekten tükendim
İş karışık, içinden çıkamıyorum.

’Gel’ diyorsun sürgülüyken kapılar
Mayın tarlasına düşmüş gibiyim
Kasları, kanatları yanmış bir kuş gibiyim
Geç geldi ve uzaktan geçti bu bahar
Kaderin hükmü bu, nasıl geleyim
Ne başım ayıktır, ne kılavuzum var
Özüm dert evidir, düğün değil
Senin havuzuna akamıyorum.

İki tarla arasında takım belirleyen
Bir taş gibi oturup durdum bütün yıl
Gelen şiir yağmurlarını da kapıdan çevirdim ben
Bir gönül öne geçti, bir akıl
Gel gör ki her zaman kaderin dediği oldu
Bu işi bitirmem mümkün değil
Şair dilim lâl şimdi
Derdimi kolayca dökemiyorum.

Yüzüme tokat gibi yapışıyor bakışların
Gözlerimi kapatsam da karşımda duruyorsun
Ihlamurlar çiçek açmış salkım saçak
Sen beni hep kendi sözümle vuruyorsun
Ağlasam ıhlamurların dallarına kar yağacak
Uzatsan da pasaportumun süresini
Köprü su altında kaldı, bugün dün değil
Kaçağım, yüzüne bakamıyorum.

Bahaettin KARAKOÇ

Şiir gibi günlerimiz olsun…

close

Dur! Gitmeden abone ol.

Yeni yazı varsa haftada bir e-posta alırsın!

Beni bilgilendir
Bildirim seçiniz
guest
11 Yorum
Satır içi geri bildirim
Tüm yorumları gör
duygu emanet
duygu emanet
3 Kasım 2021 13.18

Şiiri ilk kez okudum. Çok güzelmiş, her satırındaki anlamı hissedebiliyor insan. Ne varsa eskilerde varmış.

duygu emanet
duygu emanet
Yanıtla  Bir Edip
3 Kasım 2021 16.01

Onların yaşanmışlıkları, tecrübeleri var ve bunu güzel yansıtıyorlar. Gençlerde de vardır güzel yazan ama daha çok hayallerini, düşlerini aktarıyorlardır. Eski zamanla günümüz koşulları çok farklı. Bazı şeyler yaşanmadan bilinmez. 🙂

Huriye
4 Kasım 2021 09.50

Bu şiiri ilk kez okudum, hiç denk gelmemişim. “Ihlamur çiçek açtığı zaman” şiirini bilip de okuyunca daha da bir anlamlı geldi.

Huriye
Yanıtla  Bir Edip
4 Kasım 2021 10.29

Gerçekten yok tadımız. Şiirlere de hak edilen değer bence verilmiyor. Öyle bir yeni nesil geliyor ki Bahaettin Karakoç’u Edebiyat dersinde zorla görmezse bilmeyecek bile. Öldüğü gün geldi aklıma, bir sabah öğrenmiş, bütün gün üzülmüştüm. Gene bir hüzünlendim.

Huriye
Yanıtla  Bir Edip
4 Kasım 2021 17.27

Ümit Yaşar Oğuzcan’ı da Gülten Akın’ı da severim. Siz muhtemelen mobil girdiğiniz için göremiyorsunuzdur ama blogumun sağı solu şiirlerle dolu benimde. Bir Ümit Yaşar Oğuzcan şiiri de mevcuttur. Ne güzel bir karşılama yapmış sınıfınız, demek ki sizde fark yaratabilen bir öğretmen olmuşsunuz. Benim de Edebiyat öğretmenlerimin bende emeği çoktur. Hepsini de çok sever, sayarım. Ölü Ozanlar Derneği geldi aklıma fark yaratan öğretmen deyince, onu da söylemeden geçemedim.

Huriye
Yanıtla  Bir Edip
5 Kasım 2021 00.09

Vallahi o görüntüyü mobile taşıyacak kadar bu işten artık anlamıyorum. Zamanla beynimden silindi gitti, bu bilgiler. 🙂