Kategori: Mektup
-

Yazsam Roman Olur
Sevgili Gizem, “Yazsam roman olur.” diye başlayan ne çok cümle duydu kulaklarımız. Ve onların yazdıklarını hiç görmedi gözlerimiz. Yazılacakların çokluğunu herkes biliyor. Bu yüzden bir romana yeltenmişti düşüncelerimiz. Sadece bir romana değil bir nehir romana konu olabilecek kadar çoktu içimizdekiler.…
-

Ayrılığa Dipnot
Sevgili Tuba Betül, Gitmek acıtıyorsa da yüreğimizi, çıkınımıza aldığımız umutlarla çıkıyoruz yollara. Daha yürünecek çok yolumuz var, farkındayız. Ve gittiğimiz yolların hep gül gülistan olmayacağının, olamayacağının da… Her şeye rağmen yürüyeceğiz / direneceğiz. Ne kadar olumsuzluk varsa karşılaştığımız, umudumuzun son…
-

Hiç Bitmeyen İmtihan
Sevgili Habibe, Hiç bitmeyen imtihanları geçerek geldik buraya. Ne çok yorulduğumuzu bilmiyor çokları. Bilmesinler. Bilmeleri de gerekmiyor. Kalbimize baksalar göreceklerdi. Bakmadılar, bakmak onların da kalbini yoracaktı çünkü. Üstelik yorgunluğunu aşikâr edecek birileri de yoktu buralarda. Hâsılı yorgunduk. “Yorgunluğumun yaşamak gibi…
-

Yapış Yapış Bir Hüzün
Sevgili Tuğçe, Öğretmen odalarında yazılmış / yazdığım hatıralarım yok benim. Yazı yazmak biraz özel bir iş. Ali Çolak der ki: “Yazarken biri gelip bilgisayar ekranına göz atacak olsa donup kalırım. Yazmanın bir mahremiyeti olduğuna inananlardanım ben. ‘Doğum’ esnasında kimse görmemeli…