Etiket: hapishane mektupları
-

Gel, Son Kez Sarılalım Seninle
Sevgili İrem, Bu son sabah. Sen benim “bu son sabah”larda hangi huzur ve coşkuyla o kapıdan içeri girdiğimi hiç bilmedin. Bir parça hüzün de yok değildi içinde. Şimdi okulun her köşesinde anlaşılmaz bir telaş vardır. Alt sınıfların kendilerince önem verdikleri…
-

Hicransız Sabahlara Uyandığımızda
Sevgili Hicran, Nelerden ayrılmıyor değil mi insan yalan dünyada? Ve nelere alışmıyor insan; kalbini kanatarak, iyileştiremediği yaralarına tuz basarak. Şairce söylersek: Acıyı bal eyleyerek… Sana bu adı verenlerin de sağaltamadığı yaraları var mıydı acaba? Belki seninle ayrılık acısını dindirmek istediler.…
-

Kalbinde Yıldızlar Işırken
Sevgili Mustafa, Bu mektubu bitirdiğimde işimin yarısını bitirmiş sayacağım kendimi. Bu ilk yazı. Hedefimi tutturabilirsem -inşallah aksama olmaz- en az yirmi beş mektup koydum zihnime. Kelimelerle dans etmenin keyfine varmış, bunu başarıyla yapmış ve yapmakta olan birine bilinmeyen bir dans…
-

Yarım Bırakılmış Şiirlerin Hüznü
Sevgili Afra, Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor dışarıda. Bu yazının nerede yazıldığını bilsen -belki- gözyaşların yağmuru bastırırdı. Sen gittin. Oysa biz seni hiç “gitmiş” farz etmedik. Hep kaldın aklımızın ve kalbimizin bir köşesinde. Arkadaşların hâlâ duruyorlar aynı okulda. Sonra bir gün…