mükellef
Alıntı: Bir Edip 9 Mart 2024, 23.28 tarihli paylaşımdan.çok sevdiğim kelimelerden biridir mükellef kelimesi.
mükellef denince dinde de bir karşılığı vardır kelimenin. kubbealtı lugati şöyle vermiş anlamını: “birtakım dinî emir ve görevleri yerine getirmek zorunda olan, erginlik çağına girmiş, âkil bâliğ olmuş kimse.”
mükellef bir noktada reşit anlamını da taşıyor. dinin, bireyi reşit sayması üreyebilmesiyle eş değerde tutulmuş. burası apayrı bir konu tabi. şimdi oraya girmeyelim.
kelimenin kökü arapçada “klf” seslerinden oluşuyor ve “yük, yükümlülük” anlamlarına geliyor. mükellef ile aynı kökten gelen, türkçede çok kullandığımız iki kelimeyi söyleyince artık bu kelimeleri kullanırken daha dikkatli olmak zorunda kalacaksınız. Biri külfet diğeri teklif.
teklif çok güzel bir kelime gibi dururken külfet ne kadar da ağır. her türlü sorumluluğu yüklüyor üzerimize. teklifin en yaygın kullanıldığı yer olan “evlenme teklifi” kavramına bu gözle bir daha bakmak gerekiyor bence. yani siz birine böyle bir teklifte bulunduğunuzda bir sorumluluk yüklemiş olursunuz karşıya. karşıdaki insana “karım olma külfetine katlanır mısın?” tarzında bir sorudur aslında sorulan. (genelde erkekler teklif ettiği için böyle yazdım.) bu yükün altına girer misin, bu meşakkate, sıkıntıya katlanır mısın? sahi bunları düşünen var mıdır? bugünkü evlenme tekliflerinde daha çok düğünün nerede yapılacağı, balayına nereye gidileceği, cicim aylarının nasıl geçirileceği falan hayal ediliyor. ne “benimle evlenir misin?” diyen ne de “evet” diyen elli yıl, altmış yıl sürecek bir külfete hazır.
tdk, teklif için “öneri” kelimesini veriyor karşılık olarak. kullanılabilir ancak öneri kelimesi, teklifin içindeki yükü, sıkıntıyı kesinlikle karşılamıyor.
yine daldan dala atladım. hoş görün!
çok sevdiğim kelimelerden biridir mükellef kelimesi.
mükellef denince dinde de bir karşılığı vardır kelimenin. kubbealtı lugati şöyle vermiş anlamını: “birtakım dinî emir ve görevleri yerine getirmek zorunda olan, erginlik çağına girmiş, âkil bâliğ olmuş kimse.”
mükellef bir noktada reşit anlamını da taşıyor. dinin, bireyi reşit sayması üreyebilmesiyle eş değerde tutulmuş. burası apayrı bir konu tabi. şimdi oraya girmeyelim.
kelimenin kökü arapçada “klf” seslerinden oluşuyor ve “yük, yükümlülük” anlamlarına geliyor. mükellef ile aynı kökten gelen, türkçede çok kullandığımız iki kelimeyi söyleyince artık bu kelimeleri kullanırken daha dikkatli olmak zorunda kalacaksınız. Biri külfet diğeri teklif.
teklif çok güzel bir kelime gibi dururken külfet ne kadar da ağır. her türlü sorumluluğu yüklüyor üzerimize. teklifin en yaygın kullanıldığı yer olan “evlenme teklifi” kavramına bu gözle bir daha bakmak gerekiyor bence. yani siz birine böyle bir teklifte bulunduğunuzda bir sorumluluk yüklemiş olursunuz karşıya. karşıdaki insana “karım olma külfetine katlanır mısın?” tarzında bir sorudur aslında sorulan. (genelde erkekler teklif ettiği için böyle yazdım.) bu yükün altına girer misin, bu meşakkate, sıkıntıya katlanır mısın? sahi bunları düşünen var mıdır? bugünkü evlenme tekliflerinde daha çok düğünün nerede yapılacağı, balayına nereye gidileceği, cicim aylarının nasıl geçirileceği falan hayal ediliyor. ne “benimle evlenir misin?” diyen ne de “evet” diyen elli yıl, altmış yıl sürecek bir külfete hazır.
tdk, teklif için “öneri” kelimesini veriyor karşılık olarak. kullanılabilir ancak öneri kelimesi, teklifin içindeki yükü, sıkıntıyı kesinlikle karşılamıyor.
yine daldan dala atladım. hoş görün!
🔍 Kelime Ara
Sözlükte kelime veya içerik arayın
